Bir çift ayakkabıdan çocukluğa, hafızadan Srebrenica’ya uzanan bir anma metni.




YIL 1995Bosna
Burada bir kelebek, bir kırlangıç ve bir çocuğun ömrü aynı kısalıkta!
Adı “Hiç” olan bütün çocukları öldürüp kalbime gömdüler!
Aklımı kurcalayıp hafızamı sildiler!
Her acıya alıştırırlar!
Bir vicdanım vardı, unutturdular!
….
YIL 2011İstanbul
Bu ayakları hatırladınız mı?
En son yaylada çimenleri ezmişti.
Çocuk mezarlarının yanındaki çocuk parkında koşmuştu.
Kırmızı bisikletin pedalını çevirmiş, bir uçurtmanın peşinden gitmişti.
Bir kaleye şut çekmiş, sevinçten göklere uçmuştu.
Elma ağacına tırmanmış, çorabını sökmüştü.
Bu ayakları hatırladınız mı?
En son sağanak yağmurdan kaçmıştı.
Okula gidip eve dönmüştü.
Cam kenarında dikilip annesinin eve gelişini beklemişti.
Bayramlık ayakkabılarını giyip babasını öpmüştü.
Bu ayakları hatırladınız mı?
Gecenin koynuna ışıltılı merdivenler dayayıp yıldız toplamıştı.
Büyümek hayalinin köprüsünden geçmişti.
Bir cellada gülümsemiş, sırtını dönmüştü.
Unutulmaması gerekenler hatırlatılmaz ama…
Çocukluğunuzu gördünüz mü?
Ayaklarınıza bakın!
Sonra çocuklarınızın yüzüne…
Bir de mavi kelebeği takip edin!
Kelebekler sizi Srebrenica’nın katledilmiş kalbinde bir kente götürecek.
Ölülerin üst üste dizilen başaklar gibi sayıldığı mezarlara…
Orada kendi cesedinize bakacaksınız!
Bir kez daha öleceksiniz!
Çocukluğunuza döneceksiniz!
Yeniden çimen ezip, bisiklet bineceksiniz!
Bu sefer kimseye güvenmeden yaşayıp gideceksiniz!
Hiçbir şeyi unutmayacaksınız!
Çünkü bir savaşın en acı sonucu “bir kelebek, bir kırlangıç ve bir çocuğun ömrünün aynı kısalıkta” olmasıdır!
Nurdal Durmuş
Nurdal Durmuş sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
2 yorum