Ana içeriğe geç
Toplum, Kültür ve Sosyoloji 3 Mart 2016 5 dk okuma

Hangi Müslüm Gürses

Nurdal Durmuş Yazar
SOSYOLOJİ · MÜZİK · TOPLUMSAL HAFIZA

Bir sanatçıdan çok daha fazlası: acının, itirazın, taşranın ve değişen Türkiye’nin sesinde kalan iz.

Müzik Arşivi

Müslüm Gürses · Mutlu Ol Yeter

2016 tarihli arşiv görseli

1 belge

Müslüm Gürses - Mutlu Ol Yeter arşiv görseli
Mutlu Ol Yeter · Müslüm GürsesArşivden

Efsanevi İngiliz rock grubu Pink Floyd’un en önemli adamı olarak kabul edilen Roger Waters babasını ikinci dünya savaşında kaybetmiş ve kendini, toplumun içinde bulunduğu garabet durumdan kurtarmak için her türlü dinamiğin hatırlatılıp hayata geçirilmesi yolunda sosyal, başka bir ifadeyle kapsayıcı şarkılar yapmaya adamış bir müzisyendir.

Özellikle öğrencilerin eğitim sistemini hedef alan another brick in the wall şarkısı aslında salt bu sistemi değil iletişimde bulunduğu insanları tekdüzeleştirip baskı altında tutan ve özgürlükçü düşüncenin rahatlıkla açığa çıkamayacağı tüm otoritelere başkaldırı temaları barındıran ve bu hareketle birçok müzikal söz formuna esin kaynağı olmuş bir bildiri niteliği taşımaktadır. Şarkının klibi de sanki tam bu tanım üzere inşa edilmiş gibidir. Sert mizaçlı öğretmenin buyrukları karşısında yüzleri maskelenmiş et yığınlarını temsil eden çocuklar, ilerleyen dakikalarda topluca bir başkaldırıyla masalarını kırıp, üniformalarını yırtmış en nihayetinde de okulun duvarlarını yıkmıştır. Böylelikle müziğe, eğlence, terapi hatta tedavi gibi ana özellikler dışında Pink Floyd duruşu da diyebileceğimiz bir başkaldırı da eklenmiştir. Bu müzikal başkaldırı grubun “insanları şaşırtmak istiyoruz” demesinin altında yatan ana etkendir. Daha sonraları gruptan ayrılan Roger Waters, İsrail’in Filistin topraklarına ördüğü duvara kırmızı sprey boyayla “ düşünce kontrolüne ihtiyacımız yok” yazarak gruba kazandırmış olduğu şarkılara sosyolojik bir anlam da yüklemiştir.

İnsan doğası gereği karmaşık bir varlık. Birçok duyguyu farklı zamanlarda bünyesinde barındırma özelliğiyle de bir dinamiti andırabiliyor. Öyle ki toplumun tüm katmanları arasında aynı kodlar üzere varoluşunu sürdüren insan sayısı neredeyse bütüne denk geliyor. Acılar, sevinçler, hüzünler, yanılgılar, yenilgiler… Hepsinin geliş şekli farklı olsa da anlam bakımından insanlarda benzer tepkimelere yol açıyor. En nihayetinde toplumun kökleriyle olan ilişkisi, tecrübenin ortaya çıkması ve yaşam metodunun belirlenmesine katkı sağlıyor ya da tamamıyla bu hal üzere düzen kuruluyor. Ne kadar renkli olsa da aslında aynı tablo üzerinde vücut buluyor toplum.

Türkiye 1970’lerde Müslüm Gürses’ le, 1980’ lerde de anarşi kavramıyla tanışır. En temel tanımıyla otoritenin karşıtı olarak nitelendirilecek olan bu kavram, o güne kadar kendini ya da düşmanı olduğu kişileri ifade edemeyen yeraltı insanları nezdinde karşılık bulur. Kutuplaşmaların çatışmaya döndüğü, dialoğun mevzu bahis olmadığı ve yalnızca iki rengin kimlik edinilebildiği bir ortamdan bahsediyoruz. Fakirlik, ideolojik dayatmalar, darbeler, sokak çatışmaları, zihin çatışmaları, büyük güçlerin siyasi çıkarları… Toplumu başkaldırıya götürecek tüm olguların ortaya çıktığı bu süreçte artık birçok gerçek de gizli kalamaz. Müslüm Gürses bu gizil halin açığa çıkmasında önemli bir yapı taşını teşkil eder. Şarkılarında kullandığı bir yerlere özlem, gurbet, öfke gibi birçok temanın hayatında karşılık bulduğu bir adamdır. Gençlik yıllarında, annesi babası tarafından öldürülmüş ve bu olaydan sonra köyüne bir daha dönmemiş, plak çıkartana kadar da fakirlik içinde yaşamıştır. Zamanının birçok insanı gibi kökleriyle ya da çağın gereksinimleriyle olan ilişkisinde problem yaşayan Gürses’in halk nezdinde karşılık bulması da güç olmamıştır. Dönemin insanlarını, sosyal statüleri ne olursa olsun, evlerinde, mahallelerinde ya da yakın çevrelerinde trajik hayatlar barındıran ve birçok yerde kesişen denklem olarak ifade etmek de mümkündür.

Bir şekilde Gürses’in trajedisine benzer ya da baştan sonra trajik diye nitelendirilebilecek hayat yaşayanlar, eksikliklerini Müslüm Gürses müziğiyle tamamlayacağını düşünmüştür. Yine de bu müzik bütünüyle tutunamamış insanlar tarafından sahiplenilmiştir. Toplum hafızasında biriken zarar kabilinden her türlü duygunun bastırılması yolunda o güne kadar müziğe başvurmamış diğer bir ifadeyle var olan müzikle canlı bağ kuramamış insanlar, Müslüm Gürses müziğinin protest kollarına yaslanmanın rahatlığını yaşamıştır. Müslüm Gürses, taşralı, ezilmiş, tutunamamış bu protest damarlı insanlar için artık bir özgürlük anıtıdır.

Aristo, trajedi eserlerini bir paratoner gibi görüp, insanın kötü elektriğini aldığına, içinde biriktirdiği her türlü öfke, kin ve nefretin dışarıya atılıp böylelikle istenilen huzura kavuşulduğuna inanır. İçsel arınma adını verdiği bu rahatlamanın yüzeysel bir örneği de Müslüm Gürses fanatiklerinde görülmektedir. Kasedin bir yüzünü defalarca dinleyen, konserlerde kendinden geçen, bayılan, jilet çeken insanların bir anlamda bireysel/sosyal rahatlamasıdır bu durum. Müslüm Gürses’in karşı geldiği otorite çoğunlukla felek kavramı ve feleğin çemberine takılmış sevgili, gurbet, hasret ve topyekün isyan merkezli kümelenmiştir. Felekle girdiği bu mücadele genel görüşün aksine oldukça naif bir protesto biçimidir. Felek adeta çöle sürülmüş ve tüm suçu sırtlanmış bir koyun olarak betimlenmiştir. Bu hayali koyun diğer tüm manevi kavramların önünde ama bir o kadar da linç edilesi türdendir. Böyle olunca da tüm bu sürece rağmen yerüstünün kendini tanımlayamayan, boşlukta gören ezilmiş çocuklarının intikam alma biçimi olmuştur Müslüm Gürses şarkıları.

Müslüm Gürses yalnızca şarkılarıyla hayat bulan bir adamdır. Onlarca filmde oynamasına rağmen kimse o’na sinema sanatçısı gözüyle bakmaz. Filmleri, sinemada defalarca kez işlenmiş veya bilindik hikayeleri kapsar. İstisna kabilinden iyi örnekler verilebilirse de genel olarak çok kötü filmlere imza atmıştır. Arabesk fantezi türünden müzik yapan insanların her albüme bir film çekme popülaritesinden öteye geçmez bu durum. Genel tabirle Müslüm Gürses sevenlerine müzikten başka bir şey verememiştir. Konserlerinde bile karşısındaki kalabalığa birkaç kelimeden fazlasını söyleyemez. Kuşkusuz bu hal Müslüm Gürses fanatiklerinin prototipini de temsil eder. Fanatiklerin ihtiyacı olan tek şey de müziği olduğu için bunun dışında gelişen olaylar (sinema filmi, söyleşi v. b.) da ciddi karşılık bulmaz.

Ben yabancılardan Frank Sinatra, Ofra Haza bir de Nat King Cole denilen bir saygıdeğer dostumuz var, onu dinlerim(gazete röportajından)

Yukarıda alıntıladığımız sözler sadık Müslüm Gürses dinleyicileri için alışılagelmiş bir durum değildir. Elbette zaman değişmiş, bütün renkler birbirine girerek çok sesli söylemler gündem olmuş, farklı görüşteki insanlar dergilerinde, kitaplarında, tartışma programlarında birbirlerinin düşüncelerini önemseyip bunlar üzerinden cümleler sarf etmiş, etmektedir.

Siyah ve beyaz’ın flu renklerin altında oldukça silik kaldığı bu zamanla birlikte Müslüm Gürses de, müziği de değişmiştir. Entelektüel çevrenin çekim alanına girmesiyle birlikte müzik dilini modern türlere yatkın bir söyleme bürüyen Gürses artık diğer kesimlerin de ilgisini çekerek, rock, blues türlerinde şarkılar söylemiş ve bir anlamda sesinin keşfedilmesine imkan vermiştir. Nasıl ki Roger Waters’ın Pink Floyd’dan ayrılması, Pink Floyd’u ve grubun ortaya koyduğu müziği sönük bıraktırdıysa, Müslüm Gürses’in de kendisini var eden müzikten ayrılması kimliğine ciddi bir gölge düşürmüştür. Pink Floyd’un “insanları şaşırtmak istiyoruz” demesi Müslüm Gürses tarafından yüzeysel anlamda tekrar edilerek devam etmekte, bunun şaşkınlığını da, yıkıla yıkıla şarkılar söyleyen adamı, yıkıla yıkıla seven insanlar yaşamaktadır. (ölümünden önce yazılmıştır)

Yararlanılan kaynaklar
Orhan Düz, Anarşist Felsefe
Yalçın Çetinkaya Müzik Yazıları

Yazan: Gökhan Şimşek & Nurdal Durmuş

BİR SESİN ZAMAN ÇİZGİSİ

Hayat, kırılmalar ve dönüşümler

Yazının ardından, Müslüm Gürses’in hayatını ve müziğindeki dönüşümü aynı çizgi üzerinde okumak için kısa bir kronoloji.

1953

Fıstıközü, Halfeti

7 Mayıs’ta Müslüm Akbaş adıyla dünyaya geldi. Ailesi birkaç yıl sonra ekonomik nedenlerle Adana’ya göç etti.

1967

Sesini bulan genç

14 yaşında Adana’daki bir ses yarışmasını kazandı; “Gürses” soyadını kullanmaya başladı ve TRT Çukurova Radyosu’nda türküler söyledi.

1968

İlk 45’lik

“Emmioğlu / Ovada Taşa Basma” ile plak kariyeri başladı. Kısa süre sonra sesi daha geniş kitlelere ulaştı.

1969

Hayatın sert kırılması

Annesini kaybettiği ağır aile trajedisi, hayatının ve yorum dünyasının en derin kırılma noktalarından biri oldu.

1978

Trafik kazası

Geçirdiği ağır trafik kazası sonrası uzun bir tedavi süreci yaşadı; koku alma duyusunu kaybetti, işitmesi de zarar gördü.

1982–1986

Muhterem Nur

1982’de Malatya turnesinde Muhterem Nur’la tanıştı; 1986’da evlendiler. Bu birliktelik hayatının en güçlü dayanaklarından biri oldu.

2006

Yeni repertuvar, yeni dinleyici

“Aşk Tesadüfleri Sever” ile rock ve pop repertuvarına açıldı; Müslüm Gürses sesi yeni kuşaklarla ve başka müzik çevreleriyle buluştu.

2012–2013

Veda

Kasım 2012’de geçirdiği by-pass ameliyatının ardından yoğun bakıma alındı; 3 Mart 2013’te İstanbul’da hayatını kaybetti.

SEÇİLMİŞ DİSKOGRAFİ

Bir sesin on durağı

Tam diskografi yerine, Müslüm Gürses’in farklı dönemlerini ve müzikal yön değişimlerini görünür kılan seçilmiş albümler.

1981

Mutlu Ol Yeter

Klasik arabesk damarının en güçlü erken duraklarından.

1983

Anlatamadım

Söz, yorum ve kırılganlığın Müslüm Gürses kimliğinde yoğunlaştığı dönem.

1986

Küskünüm

Seksenler Müslüm’ünün kitlesel hafızadaki en belirgin albümlerinden.

1993

Dağlarda Kar Olsaydım

Doksanların güçlü duygusal ve melodik çizgisi.

1994

Senden Vazgeçmem

Müslüm Gürses repertuvarının en kalıcı başlıklarından biri.

2002

Paramparça

Yeni yüzyılın eşiğinde başka şarkı yazarlarına ve başka dinleyicilere açılan kapı.

2006

Aşk Tesadüfleri Sever

Murathan Mungan projesiyle repertuvarın ve dinleyici kitlesinin belirgin biçimde genişlediği eşik.

2009

Sandık

Rock/pop repertuvarıyla kurulan yeni bağın devamı.

2010

Yalan Dünya

Geç dönem yorumculuğunun olgun, sade ve ağır sesi.

2013

Veda – Ervah-ı Ezelde

Vefat yılına uzanan son albüm durağı.

KRONOLOJİ NOTU

Hayat çizgisi ve albüm yılları; Anadolu Ajansı biyografi kaydı, Spotify sanatçı diskografisi ve yayımlanmış diskografi listeleri karşılaştırılarak hazırlanmıştır.

YAZAR

Nurdal Durmuş

Saha Toplum Makale

Kaynak ve kullanım notu

Kısa alıntılar, Nurdal Durmuş adı ve bu yazının bağlantısı kaynak gösterilerek kullanılabilir. Yazının tamamının veya önemli bir bölümünün izinsiz olarak kopyalanmasına, yeniden yayımlanmasına ya da kaynak belirtilmeden kullanılmasına izin verilmez.

© 2026 Nurdal Durmuş Yazının bağlantısıBağlantıyı aç ↗