Cumartesi Yazıları – 4
Bugün cumartesi [dört] Eski hüzünlerin yağmuru altında, seyre dalmışız Kızkulesi’ni. Gök, yüzümüze bakmasın diye denizlere dolmuş maviler.
Deneme, hikâye, hatıra, edebî metin ve kişisel yazılar.
Bugün cumartesi [dört] Eski hüzünlerin yağmuru altında, seyre dalmışız Kızkulesi’ni. Gök, yüzümüze bakmasın diye denizlere dolmuş maviler.
“Eğer siz Allah’a gereği gibi güvenseydiniz, (Allah), kuşları doyurduğu gibi sizi de rızıklandırırdı.
Bugün Cumartesi Hayatımda önemli sayılabilecek yeni bir şey yok! Ofise geldim ve bir bardak çay eşliğinde Sting’in “Shape of My Heart” şarkısını dinliyorum.
Elimde eski bir oyuncak: Pinokyo. “Yalan söyleyince burnu uzar” diyen yalancılarınki gibi burnu uzamıyor. Üstelik tahtadan… Bir ceset gibi duruyor…
Ölümden korkuyorduk, çünkü insandık! Jerzy Kosiński Bir yılımın, yıllarımın muhasebesini yaptım bugün.
İlk işim evimizin pencerelerini açmak oluyor. İçimden bir ses “Pencereleri aç, hemen aç, hızlıca!” diyor.
Soranlara “Bir şeyim yok iyiyim.” desem de Nisan yağmurlarında ıslanmak, bir dağ başına çıkıp herkesin görebileceği büyüklükte ateş yakmak, ceplerime çakıl…
[I] Şimdilerde ben; Geceleri yıldızları seyrettiğim penceremden, her gördüğüm buluta yeni bir nisan ısmarlıyorum kurumuş kalbime yağmurlar yağsın diye.
[*] Her şey eninde sonunda sessizdir 1. Sevgili ben, sokağın en başından başlayıp en sonuna kadar adımladığın her yerdeki her şeyi çöpe attın.