Ateş, Su, Silah!
Şam, Halep, Lazkiye, Humus, Palmira… Emevi Camisi, Hikâyeci Kahvesi, Bab’ül Faraç… Katliam, acı, göç, gözyaşı? Kahretsin, bütün güzel şeyleri yok ediyorlar!
Şam, Halep, Lazkiye, Humus, Palmira… Emevi Camisi, Hikâyeci Kahvesi, Bab’ül Faraç… Katliam, acı, göç, gözyaşı? Kahretsin, bütün güzel şeyleri yok ediyorlar!
Neşet Ertaş’a veda! Ah yalan dünyada yalan dünyada Yalandan yüzüme gülen dünyada Neşet Ertaş bir ömür boyu “yalan dünya” söylemişti.
Çok övünüyoruz: Askerimizin sayısıyla, teknolojik gücümüzle, ekonomik göstergelerimizle, bölgede stratejik güç oluşumuzla, çocuklarımızın başarılarıyla…
Mihriban mı, Mihribanım mı? İki farklı Mihriban şiiri vardır. İlk şiir Abdürrahim Karakoç’un platonik dönemidir.
Bu satırları yağmurlu bir pazar akşamı yazıyorum.
Küçücük bir hediyeyle bakışları bayram olan çocukların, tebessümleriyle karşılıyoruz bayramı. Buz tutmuş kalplerimizi onların oyun halkalarının içinde…
Kendime Mektuplar Sevgili ben, Bu günlerde, ünlem ve soru işaretlerinden müteşekkil yaşadığın bütün zaman dilimlerinde, belki de yaşamının bütün ırmaklarının…
Öyle yorgunum ki… Üçbeş satır okumaya, denize koşmaya, Kızkulesi’ni seyretmeye, ceplerime çakıl doldurup deniz taşlamaya, uyuyup güzel rüyalar görmeye bile…
Ben deli… Bir şehrin, erişilmez bir hayalin, kimsenin kavuşamadığı gerçeğin adı!