Ana içeriğe geç
Edebiyat, Deneme ve Hikâye 3 Mart 2011 2 dk okuma

Müstesna Deliler!

Nurdal Durmuş Yazar
KİTAP NOTU · 2011Boş sayfanın
delisi

Zeki Bulduk’un Müstesna Deliler Albümü etrafında; delilik, vicdan, tüketim ve insan kalmaya dair kişisel bir okuma.

Müstesna Deliler · Zeki Bulduk · Hayy Kitap
Kitap Arşivi

Müstesna Deliler albüm görseli

Müstesna Deliler · site arşivi · 770×335

MÜSTESNA DELİLER · MANİFESTO

Ben deli…
Bir şehrin, erişilmez bir hayalin, kimsenin kavuşamadığı gerçeğin adı!

Ben deli…
Acımasız dünyanın ezip geçtiği vicdanlı insan…
Yalandan değil sahici yaşayan.

Ben deli…
Ağlamaya, gülmeye, susmaya, bitmeyecek şarkılar dinlemeye muhtaçların uğrak kalbi!

Ben deli…
Başkalarının öykülerini düşünmeden yaşayan insan.

Ben deli…
Çocukların oyun arkadaşı koca adam!

Ben deli…
Bildiğin insan işte!
İçinizdekilerin en akıllısı…

Ben deli…
İnsan. Lisan. Vicdan. Akıl. Ruh. Dost. Vefa..

…

KİTABIN İÇİNDENBir boş sayfa, bir şehir, bir insan

Bu satırları Zeki Bulduk’un Müstesna Deliler Albümü’nün sayfaları arasında dolaşırken karalıyorum.

O kitaptan bir yaprakta sanki bana ayrılmış.

Önce boş sayfanın delisi olarak pencereden geceye bakıyorum.
İçimden “Karanlıktan nefret etme, yıldızları seyret! ” gibi şeyler geçiyor.

Sonra ölmek…
Ne zaman, nasıl, nerede, ne şekilde…

Sonra üşüme, irkilme, şaşırma, hayret etme durumu…

“Delirdim galiba!” notunu kendime ayırdığım Müstesna Deliler Albümü’nün boş sayfasına karalayıp gözlerimle birlikte kitabı da kapatıyorum!

Sabah oluyor.
Kitabı sevgilim gibi yan koltuğa oturtup içindeki bütün delilerle hayat sokaklarına karışıyorum.

Müstesna deliler gün boyu bana eşlik edecek en değerli dostlarım!
Üstelik bir sayfası bana ait.
Boş sayfanın delisi benim!

Önce bankamatikten maaşımı çekip “Allah bereket versin!” diyorum.
“Lanet Modernizm, kahrol!” falan diye sloganlar atıp delirmiş ruh halimle kitaba içimi döküyorum.

İnsanların bir şeye sahip olmak için değil tüketmek için çalıştığını düşünüyorum.
Tüketemediklerimiz sahip olmadıklarımız, olamadıklarımız.
O yüzden sahip olmama hali her zaman sahip olunandan daha değerli.
İnsan mutsuzluğunun yegâne kaynağı aslında olması gerektiğinden daha fazlasını elde etmiş olmasındandır. Ben buna “kazandıkça kaybetmek” diyorum.

SORUSahiden cesur muyum?– Hayır!

Sonra kitabımın sayfalarına “Galiba bu dünya sadece delilerin mutlu olduğu, tükenmeden ve tüketmeden yaşadığı bir dünya…” notunu düşüyorum.

Yol bitiyor, gün dönüyor, hayat geride bıraktıklarıyla akmaya devam ediyor.

SON CÜMLE“Duamızı ettiysek dağılabiliriz arkadaşlar. Zira dünya sürekli hamle yapıyor!”

nurdal durmuş

KİTAP KÜNYESİMüstesna Deliler Albümü

Zeki Bulduk · Hayy Kitap

Online Sipariş:

YAZAR DOSYASI

Zeki Bulduk

Roman, öykü, mektup, anlatı ve seyahat yazılarıyla; radyo, üniversite ve insani-kültürel saha deneyimini aynı yazı dünyasında buluşturan bir yazar.

Hayatı ve edebiyat yolculuğu

Zeki Bulduk, 1973 yılında Kırşehir'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kırşehir'de tamamladı; İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı/Türkoloji alanında yükseköğrenim gördü. Bir dönem Türkçe öğretmenliği yaptı. Yazı hayatına kitap tanıtım ve eleştirileriyle başladı; Kitap-Haber, Kırkayak, Kırklar, E Kitap, Yedi İklim, Hece ve Aykırı gibi dergilerde metinleri yayımlandı. Daha sonraki yıllarda Diriliş Postası'nda günlük yazılar kaleme aldı; Muhit dergisinde öykü ve denemeleri yayımlandı.

Yazarlığının yanında radyo ve televizyon alanında da üretimde bulundu. Marmara FM'de Rahatsızlar, Seyr FM'de Seni Düşündüğümde Aklıma Neler Gelir programlarının yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendi; Vav TV'de Mürekkep Damlaları programını yönetti.

SAHA, HAFIZA VE EDEBİYAT

Tahran'dan Afganistan'a, Kosova'dan bozkıra

Bulduk'un hayatındaki İran, Afganistan ve Kosova yılları yalnızca mesleki görevler olarak kalmadı; mektup, anlatı, roman ve saha gözlemlerine de dönüştü. Tahran Üniversitesi'nde Türkçe dersleri verdiği dönem, Afganistan'daki TİKA görevi ve Kosova tecrübesi; onun yazısında sınır, savaş, gurbet, hafıza, aidiyet ve insanlık hâlleri gibi temaların güçlenmesine zemin hazırladı. 2017'de verdiği bir söyleşide Afganistan'da yaşamanın Türkiye'ye ve kendi toplumuna bakışını değiştirdiğini anlatması, saha tecrübesiyle yazı dünyası arasındaki bağın açık örneklerinden biridir.

SEÇİLMİŞ ESERLER

Roman, öykü, mektup ve anlatı

ROMAN · ANLATIKayıplar Kosova

1999 Tuzla Belediyesi Roman Armağanı ikinciliği alan ve Balkan savaşlarının izlerini taşıyan ilk romanı.

ROMANBağdat Düşerken

Savaş, şehir ve insanın kırılganlığı etrafında kurulan romanlarından.

ÖYKÜGöçtü Kervan Kaldık Dağlar Başında

Erken dönem öykü kitaplarından biri.

ÖYKÜBozkırın Atları Yaman Ölür

Bozkır, insan ve hafıza eksenindeki öyküler; 2026'da yeni baskısı yayımlandı.

BİYOGRAFİK ANLATIMüstesna Deliler Albümü

Bu yazının çıkış noktasını oluşturan, portre ve insan hikâyeleri eksenindeki kitabı.

MEKTUPSevgili Mayakovski · Tahran'dan Mektuplar

Tahran yıllarının gözlem ve mektup diliyle edebiyata taşındığı eser.

MEKTUP · SAHAAfganistan Mektupları · Evlat Babanın Sırrıdır

Afganistan'da görev yaptığı yılların tanıklıklarını mektup biçiminde bir araya getirir.

ÖYKÜ · ANLATISaklı Öyküler

2023 tarihli yakın dönem kitaplarından.

DENEMEBozkırda Esen Rüzgâr

Bozkır hafızası, insan ve hayat üzerine denemeler.

DENEME · HAFIZAAnnemin Gökyüzü · Hüzünlü Yüz

Yakın dönem deneme ve anlatı çizgisini sürdüren kitapları.

Bibliyografyasında ayrıca Züleyha, Ayaküstü Sevişmeler, Boğazın Sularına Atılan Kitap, Kosova Sokak Savaşları, Doğu Türkistan ve Kuşatma gibi eserler de yer alır.

MÜSTESNA DELİLER BAĞLAMI

"Deli"yi insanın vicdan alanına yerleştiren bakış

Müstesna Deliler Albümü Bulduk'un insan portreleri, sıra dışı hayatlar, kırılganlık ve vicdan temalarını bir araya getiren kitaplarından biridir. Nurdal Durmuş'un bu sayfadaki metni de kitabı yalnızca bir okuma nesnesi olarak değil, kendi hayatına ve çağın tüketim alışkanlıklarına bakmak için bir ayna olarak kullanır. Bu nedenle Zeki Bulduk biyografisi, yazının sonunda yalnızca "yazar kimdir?" sorusuna değil, metnin hangi edebî dünyadan beslendiğine de cevap verir.

YAZAR

Nurdal Durmuş

Saha Toplum Makale

Kaynak ve kullanım notu

Kısa alıntılar, Nurdal Durmuş adı ve bu yazının bağlantısı kaynak gösterilerek kullanılabilir. Yazının tamamının veya önemli bir bölümünün izinsiz olarak kopyalanmasına, yeniden yayımlanmasına ya da kaynak belirtilmeden kullanılmasına izin verilmez.

© 2026 Nurdal Durmuş Yazının bağlantısıBağlantıyı aç ↗

11 yorum

  1. suçlu ben,zanlı ben,deli ben!!Pencereler her zaman dünyaya açılmıyordu. İnsan nereyi görmek isterse orayı görüyordu aslında. Kalbin büyüsü böyle bir şey olmalı…

  2. ne demişler akıllı olup dünyanın kahrını cekecegine deli ol dünya senin kahrını çeksin. ya bu arada kılıçdaroglunu erbakan hocanın cenazesinde goremedim televizyonlarda, acaba yanlış cenazeyemi gitti:))))))
    4 Mart 2011 10:22

  3. Biraz fazla alınganlık yapmışsınız medine hanım. Sonuçta el yazısı cümlesi yazara hakaret değil bir şaka maiyetinde takılmaydı. sonundaki 🙂 işartedi zatan bunun delili.
    4 Mart 2011 09:15

  4. Biliyorum bu yorumum ‘müstesna deliler’ yazısının altında biraz alakaya maydonoz duracak ama…affınıza mahcuben birkaç kelam etmek istiyorum ;hayatta en uyuz olduğum şey;yazarların katılımıyla gerçekleşen bir konferans salonunda,yanımda oturan bir kişinin kolumu dürtüp’baksana yazarın el hareketleri ne kadar komik,çok şişmanmış bu adam,yazdıkları hiç sıradan değildi kıyafet zevki ne kadar da sıradan vs vs…’yazarın anlattıklarıyla hiçbir alakası olmayan saçma sapan yorumları dinlemeye maruz kalmam…işte o an aklıma Harlan Ellison’un bir sözü gelir;’evrende en çok bulunan iki şey vardır.hidrojen ve aptallık…’yazarın yazdıklarını,anlattıklarıyla bizlere kazandıracağı güzel deneyimleri düşünüp yorumlamak gerekirken bilmem yazarın kıyafetini,jest ve mimiklerini,EL YAZISINI eleştiren okur ve dinleyilerin bu eleştirilerini ben aptallık olarak yorumlarım!nokta nokta nokta
    Ülkemizde çokca akıllı insan varken Nurdal Durmuş’un deli olmayı yeğlediğini tahmin etmekteyim ama ben yine de bu değerli yazı için’ Bir VELİnin DELİ söylemleri’ demeyi tercih ederim!.. ’Sahip olmama hali sahip olunandan daha değerli!’bu harbiden de böyle…bunu daha önce hiç düşünmemiştim!
    3 Mart 2011 23:04

  5. ben de bir deli.. okumak şart bu kitabı.. cümlelerinde bir sevimlilik var.. konu delilik olunca bana mı öyle geldi ne..:) evet gruptan mesajın gelmediğini bir arkadaşım daha söyledi.. adresine ulaşamayan söylemler gibi mesajlar da ulaşmıyor artık..! sanırım geç geliyor.. gecikmeli de olsa gelecektir.. gelmeli.. umarım..
    3 Mart 2011 22:25

  6. ne delisin abi sahiden… bu cumleler akilli adamdan cikmaz:) bu arada sair zamanlar grubundan artık mail gelmiyor bilgin olsun. ben bile yeni yazı var mı diye girince gördüm. arkadaslara mail attım ama cevap verilmedi. eyifan hanima sorarsan iyi olur.
    3 Mart 2011 20:22

  7. Ayrıca berbat el yazın var söylemeden geçemeyeceğim:)
    3 Mart 2011 13:44

  8. Delilik iyilik. Velik gibi bir şey. hemenalıp okuyalım bakalım inş.
    3 Mart 2011 12:51

  9. Sen deli, ben senden deli Yakarım geceleri hiç düşünmeden(alıntıdır) bu da benim kendime yakın cümlem :)) Yüreğine, emeğine, kalemine, aklına sağlık..Zira delirenler bu dünyanın en akıllı insanıdır.
    3 Mart 2011 11:57

  10. Merhaba sevgili Nurdal.Müstesna Deliler, yazını okuyunca, aklıma iki hafta önce gördüğüm rüyadaki sözü hiç unutmadan sabah kaydetmiş, sonra,da hayatımda daha önce hiç duymadığım bu sözü,araştırmıştım.”DELİŞMEN” Bana sen biraz delişmensin diyerek bir tahta üzerine bu kelimeyi yazdılar…Anlamı delilikler yapan, delice tavırlı,kaygılı…Güçlü hareketli,sağlam yapılı;mecaz çılgın,hercai demekmiş. evet hepsi ben… Sana en derin saygı ve selamlarımı gönderiyorum.Bazen yazılarını kitapları sanki benim için benim yerime okuyor ve yayınlıyorsun güzel bir tevafuk oluyor.Senin iç dünyanı her zaman sevmişimdir, bunu bilesin…