Ana içeriğe geç
Yazılar

Mülakattan Önce

İş hayatına başlarken doğru başlangıç, doğru kurum ve doğru insanlarla yol almak üzerine notlar.

Nurdal DurmuşYazar İlk metin 28 Haziran 2017’de yayımlandı · 2026’da yeniden kaleme alındı

Yıllar önce iş görüşmelerinde karşılaştığım bazı durumlardan hareketle “Mülakattan Önce Lütfen!” diye birkaç not yazmıştım. Aradan yıllar geçti. Çok sayıda gençle çalıştım, mülakatlar yaptım, ekipler kurdum. İnsanların işe başladığına, yükseldiğine, hata yaptığına, yeniden başladığına, çok başarılı olduğuna ve bazen bütün donanımına rağmen zorlandığına şahit oldum.

Bugün aynı yazıyı yeniden yazacak olsam meseleye biraz daha farklı bakardım. Çünkü iyi bir çalışan olmanın yalnızca ne bildiğinizle değil, öğrenmeye ne kadar açık olduğunuzla ilgili olduğunu zaman öğretiyor.

Bir şeyi daha öğretiyor:

Bir işe başlamak kadar, doğru işe, doğru yerde ve doğru biçimde başlamak da önemlidir.

Hatta bazen yalnızca başlamak değil, doğru yerden başlamak insanın yıllar sonra nerede olacağını belirler.

01

Önce nereye başvurduğunuzu bilin

Bir kuruma başvurmadan önce o kurumu tanıyın. Ne iş yaptığını, neden var olduğunu, nasıl bir kültürü bulunduğunu, hangi değerlere önem verdiğini, yöneticilerinin ve çalışanlarının nasıl bir dil kullandığını araştırın.

Web sitesine bakın. Faaliyet raporlarını okuyun. Sosyal medya hesaplarını inceleyin. Hakkında çıkan haberleri görün. Mümkünse orada çalışan veya daha önce çalışmış insanlarla konuşun.

Çünkü iş ararken yalnızca kurum sizi seçmiyor. Siz de bir kurumu seçiyorsunuz.

Maaşı, unvanı ya da ofisi güzel diye her kurum sizin için doğru kurum olmayabilir. Kurumun değerleriyle sizin değerlerinizin ne kadar örtüştüğüne bakın. İnsanlara nasıl davrandığına bakın. Çalışanını geliştiriyor mu? Hata yapana öğrenme alanı açıyor mu? Başarıyı paylaşıyor mu? Çalışanın emeğini görüyor mu?

Sadece işe girmek için başvurmayın. Doğru yere girmek için başvurun.

Çünkü ilk yıllarda içinde bulunduğunuz kurum yalnızca CV’nizi değil, çalışma kültürünüzü, insan ilişkilerinizi, meslek anlayışınızı ve bazen karakterinizi de şekillendirir. Bu nedenle ilk iş, ilk yönetici ve ilk kurum düşündüğünüzden çok daha önemlidir.

02

Doğru başlangıç bazen hızlı başlangıçtan daha önemlidir

İş hayatına başlarken gençlerin üzerinde doğal olarak bir telaş olur. Bir an önce işe girmek. Bir an önce para kazanmak. Bir an önce kartvizite bir unvan yazdırmak. Bunların hepsi anlaşılır.

Ama iş hayatında hız her zaman avantaj değildir. Yanlış bir yere hızlı başlamak yerine, doğru yere biraz daha geç başlamak bazen çok daha değerlidir.

Kariyer yalnızca basamakları ne kadar hızlı çıktığınızla ilgili değildir. Merdivenin doğru duvara dayanıp dayanmadığı da önemlidir.

Bir işi seçerken kendinize şunları sorun: Burada ne öğrenebilirim? Kimlerden öğrenebilirim? Bu kurum beni geliştirir mi? Burada yalnızca çalışacak mıyım, yoksa meslek sahibi de olacak mıyım? Beş yıl sonra geriye baktığımda buradaki tecrübem beni nereye taşımış olacak?

Başlangıç önemlidir. Ama doğru başlangıç daha önemlidir.

03

CV’nize gerçekten bildiklerinizi yazın

Excel biliyorsanız gerçekten kullanın. Bir yabancı dil yazıyorsanız seviyenizi doğru ifade edin. Bir yazılımı biliyorum diyorsanız en azından temel işlerinizi onunla yapabilin.

Ama bilmediğiniz bir şeyi bilmiyor olmanızdan utanmayın. İnsanın her şeyi bilmesi mümkün değil.

İyi bir mülakatta en güven veren cümlelerden biri hâlâ şudur: “Bunu bilmiyorum ama öğrenebilirim.”

Bilmemek eksiklik değildir. Bilmediğini bildiği hâlde biliyormuş gibi davranmak problemdir.

04

Merak edin

Sadece mesleğinizi değil dünyayı da merak edin. Bir mühendis biraz tarih okusun. Bir sosyal bilimci teknolojiyi anlamaya çalışsın. Bir iletişimci ekonomiyle ilgilensin. Bir yönetici edebiyat okusun.

Bir insani yardım çalışanı yaşadığı coğrafyanın tarihini, kültürünü ve toplum yapısını bilsin. Balkanları merak edin. Afrika’yı okuyun. Yakın coğrafyamızda neden bazı şeylerin tekrar tekrar yaşandığını anlamaya çalışın.

Haritaya yalnızca ülkelerin sınırlarını görmek için değil, insanların hikâyelerini anlamak için bakın.

Dünyayı anlamaya çalışmak ise daha iyi bir insan yapar.

05

Okuyun

Diplomanız eğitiminizin bittiğini değil, belki de asıl eğitiminizin başladığını göstersin. Kitap okuyun. Rapor okuyun. İyi gazetecilik okuyun. Alanınızdaki araştırmaları takip edin.

Sizinle aynı düşünmeyen insanları da okuyun. Çünkü insan yalnızca kendisi gibi düşünenleri okursa bir süre sonra öğrendiğini değil, bildiğini tekrar etmeye başlar.

Çocuklarınıza, öğrencilerinize veya genç çalışma arkadaşlarınıza anlatabileceğiniz hikâyeleriniz olsun. Hayatı yalnızca CV satırlarından ibaret yaşamayın.

06

“Bilmiyorum” ve “yanıldım” demeyi öğrenin

İki kelime insanı küçültmez: Bilmiyorum. Bir kelime daha var: Yanılmışım.

Yönetici olduğunuzda da bunları söyleyebilmelisiniz. Hatta makam yükseldikçe daha çok söyleyebilmelisiniz.

Çünkü makam insana her şeyi bildiğini düşündürmeye başladığında öğrenme biter. Bir çalışanın, yöneticisinin yanlışını söyleyebildiği kurumlar gelişir. Herkesin yöneticinin ne kadar haklı olduğunu anlattığı kurumlar değil.

07

Potansiyelinizi üretkenliğinizle gösterin

Bir kurum sizi yalnızca bugün bildikleriniz için değil, yarın neye dönüşebileceğiniz için de işe alır. Bu nedenle potansiyelinizin fark edilmesini beklemeyin; onu görünür hâle getirin.

Verilen işi doğru yapmak elbette önemlidir. Ama çalışma hayatında insanı diğerlerinden ayıran çoğu zaman yalnızca kendisine verilen görevi yerine getirmesi değildir. Kendi alanında ne ürettiği, neyi geliştirdiği, neyi kolaylaştırdığı ve neyi dönüştürdüğü de önemlidir.

Size bir görev verildiğinde onu tamamlayın; ama mümkünse bir adım daha ileri gidin. Bir süreç gereksiz yere uzunsa nasıl kısalabileceğini düşünün. Aynı hata sürekli tekrarlanıyorsa nedenini araştırın. Bir rapor daha anlaşılır hazırlanabiliyorsa geliştirin. Bir işi teknolojiyle kolaylaştırmak mümkünse deneyin. Yeni bir yöntem, fikir veya çözüm gördüğünüzde paylaşın.

Çünkü kurumların yalnızca görev yapan insanlara değil, kapasite geliştiren insanlara da ihtiyacı vardır.

Kendinizi diğerlerinden ayıran farkları çoğaltın. Mesleki bilginizin yanına iletişim ekleyin. Veri okuyabiliyorsanız sunum yapmayı öğrenin. İyi yazıyorsanız dijital araçları da kullanın. Teknik bir alandaysanız insan ilişkilerinizi geliştirin. Sosyal bilimciyseniz veriyi, teknolojiyi ve yapay zekâyı anlamaya çalışın.

Mülakatta yalnızca “liderlik yönüm güçlü”, “problem çözebilirim” veya “inisiyatif alırım” demek yetmez. Yetenek ve yetkinliklerinizi örneklerle anlatın. Hangi sorunu gördünüz, ne yaptınız, hangi sorumluluğu aldınız ve sonuçta ne değişti? “Üretkenim” demekten çok ne ürettiğinizi; “dönüştürücüyüm” demekten çok neyi nasıl değiştirdiğinizi gösterin.

Çalışma hayatına girdiğinizde kendinize zaman zaman şu soruyu sorun: Ben burada olmasaydım ne eksik olurdu? İyi çalışan yalnızca kendisine verilen işi yapan insan değildir; işini yaparken bulunduğu yeri biraz daha iyi hâle getiren insandır.

Potansiyelinizin keşfedilmesini istiyorsanız önce onu davranışlarınızla görünür hâle getirin. Sadece “Bu işi yapabilirim” demeyin; “Bu işi geliştiririm, kapasite oluştururum ve bulunduğum yere değer katarım” diyebilecek bir birikim oluşturun.

08

Çalışkan olun ama hayatı yalnızca çalışmaktan ibaret görmeyin

Eski yazımda çalışma konusunda bugün aynı şekilde kurmayacağım çok sert bir cümle vardı. Yıllar insana burada da bir şey öğretiyor.

Elbette bazı meslekler vardır ki saat kavramını aşan sorumluluklar taşır. Afet bölgesinde saat beş olduğunda iş bitmez. Bir insanın hayatı söz konusuysa “mesaim bitti” diyemeyeceğiniz zamanlar olur. Ben de hayatımın önemli bölümünü böyle sahalarda geçirdim.

Ama fedakârlık başka, sürekli ve ölçüsüz çalışmayı bir meziyet hâline getirmek başkadır. İyi kurumlar çalışanlarının fedakârlığı üzerine sistem kurmaz. İşin hakkını da insanın hakkını da korur.

Çalışın. Gayret edin. Gerektiğinde sorumluluk alın. Ama ailenize, sağlığınıza, dostlarınıza ve kendinize ayırmanız gereken hayatı da unutmayın. İş hayatın önemli bir parçasıdır; hayatın kendisi değildir.

09

İnsanlara iyi davranın

Bir gün yönetici olabilirsiniz. Makamınız olabilir. Arkanızda büyük bir kurumun gücü olabilir. O gün özellikle dikkat edin.

Çünkü güçlü olduğunuzda nazik olmak, güçsüz olduğunuzdaki nezaketten daha kıymetlidir.

İnsanlarla alay etmeyin. Küçümsemeyin. Bilmediği bir şey yüzünden utandırmayın. Bir insanın hatasını düzeltirken onurunu kırmayın.

Size bağlı çalışıyor olması, onun üzerinde sınırsız söz hakkınız olduğu anlamına gelmez. Unvanların geçici, insanların hafızasının kalıcı olduğunu unutmayın.

10

İletişim kurun

Konuşun. Dinleyin. Anlamadığınızda sorun. Anlaşılmadığınızda yeniden anlatın.

Her tartışmayı kazanmak zorunda değilsiniz. Bazen karşınızdakinin neden öyle düşündüğünü anlamak, ona cevap vermekten daha kıymetlidir.

Farklı düşüncelerin konuşabildiği ortamları koruyun. Çünkü herkesin aynı şeyi söylediği yerde her zaman uyum yoktur; bazen yalnızca korku vardır.

11

Hayal kurun

Gerçekçi olun ama hayalsiz olmayın. Yeryüzünde iz bırakmış hemen her iyi iş önce birilerinin zihninde imkânsız görünen bir düşünceydi.

Bir mahalleyi değiştirebilirsiniz. Bir kurumun iş yapma biçimini değiştirebilirsiniz. Bir insanın hayatına dokunabilirsiniz. Bir çocuğun geleceğini değiştirebilirsiniz.

Dünyayı tek başınıza değiştiremeyebilirsiniz. Ama dünyada değiştirebileceğiniz bir yer mutlaka vardır. Onu bulun.

12

Ve mülakata gelirken…

Her sorunun cevabını bilmek zorunda değilsiniz. En iyi üniversiteden mezun olmak zorunda değilsiniz. Kusursuz bir özgeçmişiniz olmak zorunda değil.

Ama başvurduğunuz kurumu tanıyın. Neden orada çalışmak istediğinizi bilin. Ne öğrenmek istediğinizi düşünün. Oranın sizin için gerçekten doğru yer olup olmadığını sorgulayın.

Siz de bir kurumu seçiyorsunuz.

Öğrenmeye açık olun. İşinizi önemseyin. İnsana saygı duyun. Merak edin. Sorumluluk alın. Hatanız olduğunda kabul edin. Başarıyı paylaşın.

İyi bir uzman olmaya çalışın ama ondan daha önemlisi iyi bir insan olmaktan vazgeçmeyin.

Çünkü yıllar sonra geriye dönüp baktığınızda kaç toplantıya girdiğinizi, kaç sunum yaptığınızı veya kartvizitinizde hangi unvanın yazdığını çok az kişi hatırlayacak.

İnsanlar daha çok şunu hatırlayacak: Onlarla çalışırken kendilerini nasıl hissettirdiğinizi.

Ve siz de geriye dönüp baktığınızda yalnızca hangi işlere girdiğinizi değil, hangi insanların ve hangi kurumların sizi bugün olduğunuz insana dönüştürdüğünü hatırlayacaksınız.

Bir işe başlamak önemlidir.
Ama doğru işe, doğru kurumda, doğru insanlarla ve doğru yerden başlamak çok daha önemlidir.
Nurdal Durmuş
İlk metin 28 Haziran 2017 tarihinde yayımlanmış, yıllar içinde edinilen yönetim ve çalışma hayatı tecrübesiyle 2026 yılında yeniden kaleme alınmıştır.

Atıf Önerisi: Durmuş, N. (2026). “Mülakattan Önce.” NurdalDurmus.com. https://www.nurdaldurmus.com/mulakattan-once-lutfen/

YAZAR

Nurdal Durmuş

Saha Toplum Makale

Kaynak ve kullanım notu

Kısa alıntılar, Nurdal Durmuş adı ve bu yazının bağlantısı kaynak gösterilerek kullanılabilir. Yazının tamamının veya önemli bir bölümünün izinsiz olarak kopyalanmasına, yeniden yayımlanmasına ya da kaynak belirtilmeden kullanılmasına izin verilmez.

© 2026 Nurdal Durmuş Kaynak: https://www.nurdaldurmus.com/mulakattan-once-lutfen/