Bülent Parlak
Şiir yazdı, dergi çıkardı, genç kalemlere alan açtı. En kıymetlisi de bazı şiirlerini kendi sesiyle bıraktı. Bu sayfa, o sesin ve o metinlerin izini birlikte sürmek için hazırlandı.
Bu sayfa; sevgili dostum, yokluğunun acısını her zaman hissedeceğim, dua ve özlemle anacağım Bülent Parlak’ın hatırasına ithafen hazırlanmıştır.
— Nurdal Durmuş
Bir dergiden daha fazlasını kuran şair.
Bülent Parlak, 5 Ekim 1979’da Malatya’da, sekiz çocuklu bir ailenin son çocuğu olarak doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Konak beldesinde tamamladı; altı yaşında babasını, 19 yaşında annesini kaybetti. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni kazandı ve burada bir yıl eğitim gördü; ancak maddi imkânsızlıklar nedeniyle öğrenimine ara vermek zorunda kaldı. Daha sonra yeniden üniversite sınavına girerek Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ni kazandı; eğitimini o yıllarda OMÜ’ye bağlı Amasya Eğitim Fakültesi’nde sürdürdü ve 2004’te mezun oldu. İstanbul’da çalışıp Amasya’ya gidip gelerek tamamladığı bu uzun öğrencilik döneminin ardından sınıf öğretmenliğine başladı. İlk görev yeri Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Bozkır köyüydü; burada öğretmenlik yaptığı yıllar, daha sonra yazılarında da sık sık döndüğü önemli bir hayat tecrübesine dönüştü. Şiirleri 2005’ten itibaren Dergâh’ta yayımlandı; Mustafa Kutlu’nun desteği edebiyat yolculuğunda önemli bir eşik oldu.
2007’de izdiham.comu, 2008’de ise İzdiham dergisini kurdu. Kendine mahsus dili, kapakları ve “Hepimiz Ölecek Yaştayız” cümlesiyle İzdiham yalnızca bir yayın değil, etrafında genç yazarların ve okurların toplandığı bir edebiyat alanına dönüştü.
Nurdal Durmuş, izdiham.com’un ilk dönem web tasarımını hazırlayan ve Bülent Parlak’ın yakın dostlarından biridir. Site henüz yayına girmeden önce Üsküdar’da yapılan çalışmalarda, Durmuş ile Parlak bilgisayar başında sitenin son biçimini birlikte şekillendirdi. O akşamlardan kalan fotoğraf, İzdiham’ın dijital yolculuğunun henüz başlamadan önceki hazırlık dönemine ait kişisel bir hatıradır.

19 Nisan 2022’de İstanbul’da, 42 yaşında hayatını kaybetti. Ardında dört özgün kitap, bir dergi, yetişmesine imkân verdiği pek çok genç kalem ve kendi sesinden şiir kayıtları bıraktı.
Bize Kalan.
Bülent Parlak’ı yalnız şiirleriyle değil; dostlarının, yol arkadaşlarının ve İzdiham çevresinin hafızasıyla da dinlemek için. TRT Türk’ün Bize Kalan belgeseli, şairin ardından kalan sesi, tavrı ve edebiyat dünyasına açtığı alanı bir araya getiriyor.
Kendi sesinden.
Bülent Parlak’ın kendi YouTube kanalındaki video arşivi bu bölümde tek yerde toplanıyor. Doğrudan doğruladığımız kayıtlar sayfadan çıkmadan izlenebilir; şiirlerin kaynak ve okuma bağlantıları ise aşağıdaki ayrı şiir arşivinde yer alır.
Bilinmeyen Aranırken
“Benim en güzel mesleğimdir seni sevmek.”
Ortadoğu’da Sıradan Bir Cinayet
“Herkesin özlediği bir uzak vardır Ortadoğu’da.”
Anne Abartma Ölümü, Arada Çık Gel
“Anne abartma ölümü, arada çık gel.”
Şubat Kimseye Çekmedi
“Ben bir şey demesem Allah yine de anlıyordu.”
Haritası Kayıp
“Şimdi nereye koyayım bu heyecanlanmış gövdemi?”
Her Şey İçin Çok Geç
“Sağ bırakan bir yara, aşktan sayılmazken üstelik.”
Hepsi Olur Belki Olmaz Hiçbiri
“Beni bir mahcubiyet kendine hayran bıraktı.”
16 şiirin tamamı.
İzdiham’ın “Bülent Parlak Kendi Sesinden Şiirleri” arşivinde yer alan 16 şiir başlığının tamamı burada ayrı ayrı izleniyor. Üstteki video alanı dinleme arşivi; bu bölüm ise her şiir için kısa okuma notu, dönem bilgisi ve doğrulanmış kaynaklara ulaşabileceğiniz okuma arşivi olarak tasarlandı.
08Sabah Kalkınca İntihar Etmeyi Unutacak Kadar Dalgın+
Hayret, yorgunluk, gündelik hayat ve yaşama tutunmanın tuhaf çelişkilerini aynı şiirsel akışta buluşturan; Ricakeş döneminin belirgin metinlerinden biri.
09Bitince Yine Bitmeyen+
Kapanmayan yara, merhamet, mağlubiyet ve bitmeyen bir son hissi etrafında ilerleyen; Parlak’ın karanlık mizahı ile kırılganlığını yan yana getiren bir şiir.
10Eylülde Yakılmış Güz Çocukları+
Sevilen kişiyi mevsim, şehir, tarih ve kayıp anne imgesiyle yan yana getirerek büyüten; aşkı kişisel hafızadan daha geniş bir alana taşıyan bir metin.
11Trapezin Elleri+
Toplumsal ikiyüzlülük, şiddet, yoksulluk ve inanç dili arasındaki gerilimi sert bir ironiyle kuran; Parlak’ın toplumsal damarını açık biçimde gösteren şiirlerden.
12Kalinka+
Yanılma, aşk, şehir ve gündelik hayatın beklenmedik ayrıntılarını parçalı bir ritimle yan yana getirir; şiirin gücü doğrusal hikâyeden çok çağrışımında belirir.
13Gördüm, Gördüğümden Şüphe Ettim+
Şüpheyi güvenilir tek duyguya dönüştüren; suskunluk, tedirginlik, umut ve sığınma imgeleriyle ilerleyen yoğun bir şiir.
14Vakit Tamam Olurken Eksik Kalan Bir Kaç Şey+
Vakit daralırken yarım kalanlar, gündelik ayrıntılar ve geç kalmışlık duygusu etrafında dolaşan; başlığının taşıdığı eksiklik hissini şiirin bütününe yayan bir metin.
15Aklıma Düştüğünde+
Aklına düşen kişiyi dünyanın düzenini tersine çevirecek bir kuvvet gibi anlatır; kişisel heyecan, tarih ve coğrafya sürekli birbirine karışır.
16Sonra Canan Önce Canan+
Ayrılık, yok edilme, gitmek ve geri dönememek duygusunu coğrafya ve siyaset imgeleriyle büyüten; kişisel acıyı geniş bir dünyaya taşıyan şiirlerden.
Dört özgün kitap. Sonrasında iki külliyat.
Bir dergiden daha fazlası.
İzdiham, Bülent Parlak’ın yalnızca yayımladığı bir dergi değil; etrafında yazarların, okurların ve genç kalemlerin toplandığı bir edebiyat çevresiydi. Bu video, o tavrı ve derginin dünyasını sayfanın şiir arşiviyle birlikte tamamlıyor.
Bir dergi.Bir tavır.
İzdiham, Bülent Parlak’ın edebiyatta bıraktığı en görünür izlerden biri. 2007’de dijital bir portal olarak başlayan yolculuk, 2008’de matbu dergiye dönüştü; özgün kapak dili ve genç kalemlere açtığı alanla kendi okur topluluğunu oluşturdu.