Selman Salim KESGİN 1, Nurdal DURMUŞ 2
- 1- Dr., Kıdemli Uzman, Kızılay Akademi, İstanbul, Türkiye E-posta: selman.kesgin@kizilay.org.tr
- 2- Türk Kızılay Gönüllü Yönetimi Direktörü, İstanbul, Türkiye E-posta: nurdal.durmus@kizilay.org.tr
DOI: 10.26650/B/SS49.2022.006.11
Hayatımızın olağan akışını etkileyen olayların çeşitlenmesi, bu olayların sayısının artması ve etkilerinin büyümesi afetleri hayatımızın önemli bir parçası haline getirmiştir. Dünyanın çeşitli bölgelerinde farklı özelliklerde afetleri tecrübe etmemiz bizlere bu konunun belirli bir coğrafya ile sınırlı olmadığını göstermektedir. Ayrıca büyük bir afete dönüşmese bile endüstriyel kazalar, iklim şartları, trafik kazaları vb. birçok acil durum ve krize hayatımızın her anında tanıklık etmekteyiz. Bu afet ve krizlere karşı hazırlıklı olma, bunların meydana gelmesini engelleme ve bütün bunlara rağmen meydana geldiyse de etkili bir şekilde afetlere müdahale etme noktasında sadece profesyonel olarak bu alanda çalışanlar değil aynı zamanda “gönüllüler” de incelenmeyi hak etmektedir. Zira gönüllüler de tıpkı afet öncesi, sırası ve sonrasında yürütülen çalışmalarda beraber çalıştıkları profesyoneller gibi kilit rol oynayan aktörlerdendir. Bu sebeple bu bölümde afet çalışmalarında gönüllülerin rolü, afet gönüllülüğü türleri ve bileşenleri, gönüllülerin çalışmalara katılımlarını sağlayan mekanizmalar ile gönüllü çalışmalarının geleceğine katkıları açısından ihtimam gösterilmesi gereken hususlar ele alınmaktadır. Ayrıca Türkiye’de afet gönüllülüğü alanında yürütülen projeler, afet gönüllüsü yönetimi ve eğitimi konularındaki mevcut gelişmeler ve öne çıkan eğilimler de tartışılmaktadır.
- Bölüme katkıları dolayısıyla Alpaslan Durmuş (Kızılay Akademi Başkanı), Arif Muştu (Türk Kızılay Gönüllü Yönetimi Müdürü) ve Batuhan Erdi Şahin’e (Türk Kızılay Gönüllü Yönetimi Uzmanı) teşekkür ederiz.
Giriş: Afetler ve Bütünleşik Afet Yönetimi
Afet, “toplumun tamamı veya belli kesimleri için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal hayatı ve insan faaliyetlerini durduran veya kesintiye uğratan olay” şeklinde tanımlanmaktadır (AFAD, 2014). Görüleceği üzere afet, meydana gelen olağanüstü olayın kendisi değil bu olayın doğurduğu sonuçtur.
Afetler birçok farklı kriterin yanı sıra meydana gelme şekillerine göre sınıflandırılır. Temelde “doğa kaynaklı” ve “insan kaynaklı” afetler olmak üzere iki ana grupta sınıflandırılabilir.
Yaygın kabul gören bir diğer sınıflandırmaya göre afetler jeolojik, klimatik, biyolojik, teknolojik ve sosyal olmak üzere beş başlıkta ele alınabilir (AFAD, 2021a):
Küresel ölçekte 2010-2019 arasında doğal tehlikelerin tetiklediği, en az 10 insanın ölümüne ve/veya en az 100 insanın etkilenmesine neden olan 2.850 afet yaşanmıştır. Bunların büyük bir çoğunluğu (%83) sel, fırtına ve sıcak hava dalgası gibi iklim ve havayla ilişkili şiddetli olaylardan kaynaklanmıştır. Bu afetler yaklaşık 1,8 milyar insanı etkilemiş; etkilenen bu insanların birçoğu yaralanmış, evsiz kalmış veya geçim kaynaklarını kaybetmiştir. Bu da sürdürülebilir kalkınma alanında kaydedilen ilerlemeyi tehlikeye atmış ve hâlihazırda birçok zorlukla karşı karşıya olan insani yardım sisteminin yükünü artırmıştır (IFRC, 2021).
AFAD (2021b) verilerine göre, Türkiye’de 2020 yılı içinde 11 çığ, 321 (4.0 ve üzeri şiddette) deprem, 107 heyelan, 17 kaya düşmesi, 2 obruk, 177 sel ve su baskını ile 270 diğer tür (fırtına, aşırı kış vs.) olmak üzere toplam 905 doğa kaynaklı afet ve acil durum meydana gelmiştir.
Farklı boyutlarıyla ayrıntıları sunulabilecek olan tüm bu veriler afetlerin hem dünyada hem de ülkemizde bireysel ve toplumsal hayatımızda ne kadar önemli bir yer tuttuğunu göstermektedir. Bu meyanda altı çizilmelidir ki meydana gelen doğa olaylarının bizatihi kendileri afet olmayıp bu olayların doğurduğu sonuçlar afet diye tanımlanmaktadır. Yani afetler etkilerini yönetebildiğimiz, zararlarını azaltabildiğimiz ölçüde insanlar için daha az zarar verici olacaktır. Bu da afet alanında uzmanlaşan profesyonel ve gönüllülerin çalışmalarıyla ortaya çıkacak bireysel ve toplumsal dirençliliğin inşası sayesinde mümkündür.
Afet literatüründe yaygın kabul gören yaklaşımı özetleyen Kadıoğlu’na (2011) göre “afet riski tehlike, maruziyet ve savunmasızlık kavramlarıyla birlikte ele alınmalı”dır. Buna göre “risk = tehlike x maruziyet x savunmasızlık” denklemiyle özetlenebilecek olan afet riskleri önleme, sakınma ve zarar azaltma çalışmaları ile yönetilebilir.
Afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması amacıyla afet öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılması gereken çalışmaların tamamı olarak tanımlanan (UNDRR, 2022) afet yönetiminde dört temel aşama ve boyut vardır: zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme. Bu kavramlar şu şekilde tanımlanabilir (AFAD, 2014):
- Zarar azaltma: Afet risklerinin afete dönüşmesini önlemek veya etkilerini azaltmak amacıyla afet öncesi, sırası ve sonrasında alınması gereken önlemlerin tamamıdır.
- Hazırlık: Afetlere etkili müdahale edebilmek için afet öncesinde gerçekleştirilen faaliyetlerdir.
- Müdahale: Afet ve diğer acil durumlarda sunulan can ve mal kurtarma, sağlık, beslenme, barınma, vb. faaliyetlerdir.
- İyileştirme: Afetlerden etkilenmiş toplulukların ihtiyaçlarının karşılanması, hayatın olağan hâline döndürülmesi için yapılan faaliyetlerdir.
Bahsedilen afet yönetimi döngüsü “risk yönetimi” ve “kriz yönetimi” olmak üzere iki ana başlık altında toplanabilir. Buna göre afet öncesi çalışmalar “risk yönetimi”, afet sonrası çalışmalar ise “kriz yönetimi” biçiminde gruplandırılabilir (Karaman, 2016). Bununla birlikte bu ayrıma zemin teşkil eden iki sürecin birbirinden bağımsız olmaması risk ve krizin beraber ele alındığı “bütünleşik afet yönetimi” kavramını öne çıkarmıştır. Buna göre afet yönetiminin zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme aşamalarında yapılması gereken çalışmaları içeren bir yönetim süreci olarak tanımlanan (AFAD, 2014) bütünleşik afet yönetimi afete ilişkin tüm süreçleri kapsayan bir bakış açısı sunar. Karaman (2016) tarafından hazırlanan akış bütünleşik afet yönetimi döngüsünü özetlemektedir (bk. Şekil 1).

Şekil 1. Afet yönetimi döngüsü (risk ve kriz aşamaları).
Afetlerin nitelik bakımından çeşitlenmesi ve nicel artışı, afet yönetimi ve koordinasyonunu önemli bir konu hâline getirmektedir. Bu kapsamda farklı koordinasyon mekanizmaları tesis edilmiştir. Örneğin “Türkiye Afet Müdahale Planı” (TAMP) Türkiye’deki afetlere müdahale çerçevesini çizer ve kurumların rol ve sorumluluklarını tayin eder. Afet ve acil durumlara müdahale çalışmalarında görev alacak aktörlerin rollerini ve sorumlulukları tanımlamak amacıyla hazırlanan TAMP’a göre afet çalışmalarında yürütülen hizmetlerin türüne göre oluşturulan 28 hizmet grubu bulunmaktadır(TAMP, 2013).
Sivil toplum kuruluşları “ana çözüm ortağı” ve “destek çözüm ortağı” olmak üzere iki farklı rol ile afet çalışmalarının -başka bir deyişle TAMP’ın- önemli bir bileşenidir. Örneğin beslenme hizmet grubu ana çözüm ortağı olan Türkiye Kızılay Derneği afet sonrası beslenme hizmeti sunmakta ve beslenme hizmeti sağlayan diğer kurumların hizmetlerini koordine etmektedir. Türk Kızılay ayrıca, beslenme dışındaki hizmet gruplarında destek çözüm ortağı rolüyle faaliyet göstermektedir. Bu meyanda sivil toplum kuruluşlarının özellikle arama kurtarma, bağış ve lojistik çalışmalarında önemli bir yükü üstlendikleri belirtilmelidir. STK’lar TAMP’ın haricinde de afet risk azaltma çalışmalarındaki eğitim ve farkındalık artırma, bilgilendirme, kamuoyu oluşturma vb. çalışmalarıyla bütünleşik afet yönetimi süreçlerine aktif bir şekilde dâhil olmaktadır. Sivil toplum kuruluşlarının afet çalışmalarındaki rollerini birkaç örnekle özetlemek gerekirse:
- Kamu kurumlarına destek olmak,
- Yardım kampanyaları organize etmek,
- Beslenme, barınma, sağlık, psikososyal destek gibi alanlarda ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırmak,
- Eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları ile afet hazırlık çalışmalarına katkı sağlamak,
- Savunuculuk çalışmaları ile politika yapıcıları afetler konusunda uyarmak ve yönlendirmek.
Oluşumlarının doğası gereği bu çalışmalardaki dayanakları maddi ve manevi imkânlarını insan ıstırabının dindirilmesi için yönlendiren bağışçılar ve gönüllüler olan sivil toplum kuruluşları, sahadaki varlıklarını profesyonel uzmanlar ve gönüllüler eliyle ortaya koymaktadır. Üzerinde durulması gereken bir diğer konu da gönüllülüğün salt sivil toplum kuruluşlarına mahsus olmamasıdır, zira kamu kurumları da yüksek seviyede gönüllü desteği ve emeğiyle hizmet sunmaktadırlar. Mezkûr aktörler bir arada ele alındığında afet sahasında gönüllülerle birlikte çalışma yürüten kurumlar şu şekilde gruplanarak özetlenebilir:
- Birleşmiş Milletler kurumları: BM, Birleşmiş Milletler Gönüllüleri (UN Volunteers) isimli müstakil birimi üzerinden gönüllülük çalışmalarının ve gönüllülük bilincinin yaygınlaştırılması için çalışmalar yürütmektedir. Ayrıca UNICEF örneğinde olduğu gibi farklı BM kurumlarının gönüllülük çalışmaları da mevcuttur.
- Kızılhaç Kızılay Hareketi: “Gönüllü hizmet” Kızılhaç Kızılay Hareketinin faaliyetlerine yön veren 7 temel ilkesinden biridir. Hareket üyesi ulusal Kızılhaç ve Kızılay cemiyetleri, profesyonel çalışanlarının yanı sıra gönüllüleri aracılığıyla insani çalışmaları sürdürürler.
- Uluslararası sivil toplum kuruluşları: Dünyanın farklı bölgelerinde insani krizlere yönelik çalışma yürüten uluslararası sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri (ör. OXFAM, Care, Islamic Relief, GOAL vb.) gönüllülerin de katılımıyla yürütülmektedir.
- Kamu kurumları: Sosyal hizmet ve afet gibi çalışmalarda gönüllülerin de dâhil olduğu çalışmalar yürütülmektedir.
- Ulusal sivil toplum kuruluşları: Gönüllüler sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerinin doğal insan kaynağıdır.
Afet Gönüllülüğü
Gönüllülük çalışmalarının en yaygın gerçekleştirildiği alanlardan biri olması yönüyle afet gönüllülüğü ayrıca ele alınmalıdır. Zor zamanda ihtiyaç sahibinin yanında olmayı veya zor şartların hiç yaşanmaması için çaba göstermeyi gerektiren afet gönüllülüğü kişinin isteğine ve inisiyatifine bağlı bir faaliyet olmakla birlikte bir insanlık görevi ve vicdani sorumluluktur (UN Volunteers, 2011).
Afet yönetiminde gönüllü katılımı afet öncesi risk azaltma ve afet sonrası müdahale ve iyileştirme çalışmalarının tamamında çok geniş bir yelpazede gerçekleşir. Bu kapsamda afetler hakkında eğitim, bilinçlendirme, savunuculuk; afetlere kişisel, çevresel ve sahip olunan imkânlar itibarıyla hazırlık; afetlerde arama kurtarma, ilkyardım, ulaşım, haberleşme, lojistik destek, yiyecek ve içecek, giyim, barınma, telefon destek hattı, kültürel ve ruhsal destek gibi hususlar bu alanda ilk gelen faaliyet alanlarıdır.
Afet gönüllülüğü Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 2012 tarihli gönüllü faaliyet alanlarına dair kararında da (A/RES/66/67) vurgulanan alanlardandır. Buna göre gönüllülük; afet yönetimi, sosyal entegrasyon, fakirliğin azaltılması, gençliğin güçlendirilmesi, iklim değişikliği, sağlık, insani yardım, sosyal dışlanma ve ayrımcılıkla mücadele, sürdürülebilir kalkınma gibi alanlardaki çalışmaların ve stratejilerin önemli bir parçası kabul edilmektedir (UN, 2012).
- yüzyılda küresel ölçekte afet risk azaltma çalışmalarının çerçeve anlaşmaları olan Sendai Çerçevesi ve Hyogo Çerçeve Eylem Planı da afetler konusunda sivil toplum kuruluşları, gönüllüler ve toplum temelli kurumların önemini vurgulamaktadır (UN Volunteers, 2021). Afet alanındaki uluslararası politika dokümanlarının hemen hepsinde toplum temelli, gönüllülerin katılım sağladığı afet çalışmalarına atıf yapılmaktadır. Zira gönüllüler dirençliliğin tesisi için kilit role sahiptir. Bu çerçevede afet çalışmalarında görev alan gönüllüler şu şekilde gruplandırılabilir (Phillips, 2020):
- Bağımsız-bireysel-spontane gönüllüler: Herhangi bir kurumsal yapı ile bağı olmayan; afet çalışmalarının zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme aşamalarından herhangi birine yardım etme amacıyla katılan kişiler.
- Kurumsal gönüllüler: Bir yardım kurumu çatısı altında afet çalışmalarına katılan gönüllüler.
- Profesyonel gönüllüler: Mesleki uzmanlığı doğrultusunda sahaya inen; doktor, sağlık çalışanı, arama kurtarma uzmanı vb. kimliğiyle afet bölgesinde gönüllü olarak görev yapan kişiler.
- Afetzede gönüllüler: Afetten etkilenmelerine rağmen afete müdahale çalışmalarına destek olan kişiler. Afet bölgesini iyi bilmeleri, afet bölgelerindeki kişiler ve toplumsal gruplarla irtibatlarının olması, ancak bu kişilerin de belirli ihtiyaçlarının mevcudiyeti bu kişileri ayrı bir grupta ele almayı gerekli kılar.
- Uluslararası gönüllüler: Afetin uluslararası müdahale gerektirdiği durumlarda uluslararası gönüllüler de afet sahasında aktif biçimde yer alır. Ancak bu kişilerin dil ve kültürel farklar gibi engelleri onları ayrı bir başlık altında ele almayı gerektirmektedir.
Afetin niteliğine göre işlevleri ve görevleri çeşitlenen afet gönüllülerinin güçlü ve zayıf yönleri vardır (bk. Tablo 2). Afet gönüllülüğünün bu üstünlük ve nahifliklerine ilaveten afetlerin bireylerde gönüllü faaliyetlere katılım için bir ilk adım olabileceği, afet sonrasında da gönüllü çalışmaya devam edebilecekleri kaydedilmelidir.
Türkiye’de Afet Gönüllülüğü
Gönüllülerin afet alanındaki izleri ilk olarak sivil toplum aktörlerinin sivil savunma hizmetlerine katılımında görülmektedir. Sivil toplum kuruluşlarının sivil savunma hizmetlerine katılımına ilişkin ilk düzenleme 1958 yılında çıkartılan Sivil Savunma Kanununun
11. Maddesiyle yapılmıştır. Bu maddede “Sosyal yardım kuruluşlarının sivil savunma hizmetlerine katılım esasları Sivil Savunma Genel Müdürlüğü veya mahallin en büyük mülki idare amiriyle söz konusu kuruluşların sorumlu idarecileri ile müştereken tespit olunur,” denilmektedir. Bunun yanı sıra Kızılay teşkilatlarının çalışmaları da afet gönüllülüğünün izlerini takip edebileceğimiz diğer bir alandır. Zira 1868 yılında kurulan Kızılay her türlü afette bağışçılarının desteği ve gönüllülerinin aktif katılımı ile çalışmalarını sürdürmektedir.

Görsel 1. AFAD gönüllü eğitimleri.
1999 Marmara Depremi öncesinde afet çalışmalarına organize bir şekilde gönüllü katılımının ana mekanizmasını Kızılay teşkilatları oluşturmuştur. Bunun dışındaki örgütlü çalışmalara bir örnek olarak Telsiz Radyo Amatörleri Cemiyetinin (TRAC) 1991 Tiflis ve 1992 Erzincan depremlerindeki çalışmalarda resmî ekiplerle birlikte yer alması ve 18 Ekim 1993’te Sivil Savunma Genel Müdürlüğü ile iş birliği protokolü imzalayarak afet gönüllülüğü alanında çalışmalar yürütmesi verilebilir (UNDP, 2013). 1996 yılında kurulan Arama Kurtarma Derneği (AKUT) de Türkiye’nin ilk gönüllü arama kurtarma derneği olarak afet çalışmalarında önemli bir misyonu üstlenmiştir (AKUT, 2021).
1999 Marmara Depremi afet alanında gönüllü çalışmalar konusunda bir dönüm noktası olmuştur. Depremin büyük etkisi ve kamu kurumlarının kapasitelerini aşan boyutta gerçekleşmiş olması sivil toplum kuruluşlarının ve gönüllülerin afet çalışmalarına aktif bir şekilde katılmasını gerektirmiş ve yaşanan sorunlar büyük oranda onların yardımlarıyla çözüme kavuşmuştur. Çeşitli alanlarda aktif birçok gönüllü kuruluş, çok kısa bir süre içinde harekete geçerek afet bölgesinde faaliyet göstermeye başlamış ve organize olmakta zorluk çeken kamu kurumlarının bıraktıkları boşluğu doldurmuştur. 17 Ağustos depremi bu yönüyle birçok sivil toplum kuruluşunun tesisi ve birçok kişinin sivil toplum alanına ilgi duymasının önünü açan önemli bir dönüm noktasıdır. Nitekim 17 Ağustos depremini takip eden süreçte “Toplum Afet Müdahale Ekipleri”, “Mahalle Afet Gönüllüleri” ve “Toplum Afet Gönüllüleri” gibi çeşitli gönüllü yapılar kurulmuştur (Aydemir, 2021).
- Kaynak: https://istanbul.afad.gov.tr/destek-afad-gonullu-egitimleri.
17 Ağustos 1999 depreminden sonra gerçekleştirilen bir dizi mevzuat çalışmasıyla afet çalışmalarına gönüllü katılım hukuki anlamda düzenlenmiştir. Örneğin 1999 depreminin ardından 7126 sayılı Sivil Savunma Kanununda yapılan değişiklik uyarınca gönüllü kişiler ve kuruluşların sivil savunma hizmetlerine katılmasının yasal zemini oluşuturulmuştur. Bu değişikliğe istinaden Mayıs 2000’de Gönüllülerin Sivil Savunma Hizmetlerine Katılma Esasları Yönergesi çıkarılmıştır. Yönergeye göre gönüllü “Sivil savunma hizmetlerinde, kendi isteği ile görev alan gerçek kişiler” diye tanımlanırken; gönüllü kuruluş “arama, kurtarma ve yardım amacıyla veya başka amaçla kurulmuş, sivil savunma hizmetlerinde görev alan dernek, vakıf vb. sivil toplum örgütleri ve kamu kuruluşlarının personelinden bu amaçla oluşturulan gönüllü ekipler” şeklinde tanımlanmıştır. Yönerge uyarınca ülke çapında sivil savunma gönüllülüğünün teşviki, organizasyonu ve ilgili hizmetlerin yürütülmesi için merkez ve taşrada “Merkez Gönüllü Hizmetleri Komisyonu”, “İl Gönüllü Hizmetleri Komisyonu”, “İlçe Gönüllü Hizmetleri Komisyonu” kurulması öngörülmüştür. Bu komisyonların görevi “ülke çapında sivil savunma gönüllülüğünün yaygınlaştırılması, gönüllü teşkilatının kurulması, planlanması ve çalıştırılması için özendirici hususları belirlemek”, “gönüllülerin malzeme ve ekipmanlarının cins ve özelliklerini belirlemek ve teminine destek olmak” ve “gönüllülerin, eğitim ve tatbikatlarla yetiştirilme esaslarını belirlemek” şeklinde belirlenmiştir.
18.08.2011 tarih ve 28029 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı (2012-2023) adlı belgede afet gönüllülük sisteminin kurulması, gönüllülüğün teşvik edilmesi, asgari standartların oluşturulması konuları ele alınmaktadır. Bu konular, “Strateji C.1.4” başlığı altında, afet gönüllülüğü kavramı konusundaki çalışmalar, gönüllü kurum ve kuruluşların işleyiş süreçlerinin belirlenmesi hakkındaki çalışmalar, kamu kurum ve kuruluşlarında afet gönüllülüğünü teşvik için gerekli yönetmelik ve genelgeler hazırlanması konusundaki çalışmalar başlıkları altında değerlendirilmiştir.
Ayrıca 11. Kalkınma Planında “afet gönüllülüğü” kavramı yer almamakla birlikte “gönüllülük” teması altında yer alan hedeflerin afet çalışmalarındaki gönüllü faaliyetleri de kapsadığı söylenebilir. Plana göre gönüllülük faaliyetleri hakkında çocuklar, aileler ve öğretmenler bilinçlendirilecek; çocuklar bu faaliyetlere yönlendirilecek, gençlerin gönüllülük faaliyetlerine katılımı teşvik edilecek, sivil toplum ve gönüllülük alanını güçlendiren kapsayıcı bir çerçeve düzenleme yapılacak, üniversite öğrencilerinin gönüllülük faaliyetlerine katılımı teşvik edilecektir.

Afet Gönüllüsü Programı Örnekleri
Dünyada yaşanan afet, kriz ve acil durumlardan hangi toplumsal kesimden olursa olsun bütün bireyler etkilenmektedir. Bir bölgede yaşanan afete başka bir bölgede yaşayanlar fiziksel olarak maruz kalmasa bile afetin sosyal veya psikolojik etkileri onlara da ulaşmaktadır. Bu etkilenmeler doğrultusunda insanlar afet, kriz ve acil durumlar karşısında gönüllü çalışmalarına katılarak zarar gören toplumu birlikte yeniden inşa etme arzusunda olmaktadır. Dünyada birçok uluslararası insani yardım kuruluşunun afetlerde gönüllülerle çalışmasına paralel olarak Türkiye’de de AFAD gibi kamu kurumları; Arama Kurtarma Derneği (AKUT), İHH İnsani Yardım Vakfı, Türkiye Diyanet Vakfı, Türkiye İzcilik Federasyonu, Türkiye Kızılay Derneği, AHBAP gibi sivil toplum kuruluşları afetlerde gönüllüleriyle birlikte görev almaktadır. Sivil toplum kuruluşları ve liderleri, gönüllüleri çalışmalarının bir parçası görmekte, gönüllü katkı ve katılımını önemsemekte, bu önemsemenin tezahürleri olan proje ve programlarla afet gönüllülüğünü gündemlerinde tutmaktadırlar.
AFAD Gönüllülük Programı
Türkiye’de afet yönetiminden sorumlu temel kurum olan Afet ve Acil Durum Başkanlığı 2018’de kurulan “Gönüllü ve Bağışçı İlişkileri Dairesi” ile gönüllü çalışmaları alanında da faaliyet göstermeye başlamıştır. Gönüllü ve Bağışçı İlişkileri Daire Başkanlığı “Gönüllülük ile ilgili tüm konularda kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler ile sivil toplum kuruluşları ve özel sektör ile iş birliği ve koordinasyonu sağlamak”tan sorumludur.
AFAD’ın gönüllü yönetimi çalışmaları “Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Afet ve Acil Durumlara İlişkin Hizmet Standartları ve Akreditasyon Esaslarının Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik” uyarınca yürütülmektedir. AFAD gönüllüleri tamamıyla kendi istekleri doğrultusunda dayanışma, yardımlaşma ve topluma faydalı olma amacı ve arzusuyla bireysel çıkar gözetmeksizin ve hiçbir maddi beklentiye girmeksizin fiziksel gücünü, zamanını, bilgi ve birikimini, yeteneğini ve deneyimini kullanarak afet ve acil durumlar öncesinde, sırasında ve sonrasında toplum hizmeti çalışmalarına katkı sağlayan kişilerdir. Projenin web sayfasında (AFAD, 2021c) yer alan bilgilere göre AFAD Gönüllülük Projesiyle şunlar hedeflenmektedir:
- Toplumu afet ve acil durumlara karşı daha dirençli hâle getirmek,
- AFAD Gönüllülük Sistemi’ni kurmak,
- AFAD gönüllülerinin geliştirilmesini sağlamak,
- Gönüllülük bilincinin yaygınlaştırılmasına katkıda bulunmak.
- Afet ve acil durumlardan etkilenmiş topluluklara daha etkin bir hizmet sağlamak,
AFAD Gönüllülük Programına 15 yaşını doldurmuş ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes “Temel AFAD Gönüllüsü”, 18 yaşını dolduranlar “Destek AFAD Gönüllüsü”, kendi alanlarında (haberleşme, psikiyatri, tercüme vb.) kariyer sahibi olup uygun zaman dilimlerinde gönüllü katkı sunabileceğini belirten gönüllüler ise “Uzman AFAD Gönüllüsü” olarak katılabilirler. Gönüllülük başvuruları e-devlet üzerinden alınmaktadır.
Program hakkında her türlü bilgiye https://gonullu.afad.gov.tr/ adresi üzerinden erişilebilir.

Görsel 3. Afet sonrası iyileştirme çalışmalarına katılan AFAD Gönüllüleri.
Kızılay Gönüllüleri
Türkiye Kızılay Derneği 1868 yılında kuruluşundan itibaren gönüllülerle yoğun, etkin ve etkili çalışarak bugün hâlâ Türkiye’nin en köklü ve canlı ulusal insani yardım kurumu olmayı sürdürmektedir. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketinin aktif ve güçlü bir üyesi olan Türk Kızılay için gönüllü çalışma aynı zamanda kuruluşunu üstüne bina ettiği 7 temel ilkeden biridir. Türk Kızılay çalışanlarının, gönüllülerinin ve üyelerinin çalışmaları sırasında uymaları gereken 7 temel ilke şunlardır: insanlık, ayrım gözetmemek, tarafsızlık, bağımsızlık, gönüllü hizmet, birlik, evrensellik.
Türk Kızılay hâlihazırda “Genç Kızılay”, “Kızılay Kadın”, “Engelsiz Kızılay” yapıları altında toplumun farklı kesimlerini afet gönüllülüğü için organize etmektedir. Kızılay şubelerinin aktif katılımlarıyla Türk Kızılay Gönüllü Yönetimi Direktörlüğü tarafından koordine edilen bu çalışmalar gönüllüleri ve gönüllü çalışmaları organize etmek üzere geliştirilmiş gonulluol.org isimli dijital platform üzerinden yürütülmektedir. 2020 başından itibaren faal olan gonulluol. org, Türkiye’deki gönüllülük kültürünün gelişmesi adına önemli bir adım, hatta aşama olmuştur.
Türkiye Kızılay Derneği gönüllülük çalışmalarını gönüllülük faaliyetlerini şekillendiren uluslararası ve ulusal mevzuat ve ilkelerin yanı sıra “Kızılay Gönüllülük Politikası” uyarınca sürdürmektedir (Türk Kızılay, 2021).
Afet ve kriz zamanları hızlı harekete geçilmesi ve çok çeşitli açılardan dikkatli olunması gereken bir olay ve olgular toplamından oluşur. Bu sebeple afet ve kriz süreçlerinin tecrübeli profesyoneller tarafından yönetilmesi zaruridir. Gönüllüler her ne kadar karşılaşmaları muhtemel olaylarla ilgili eğitimlerden geçiyor ve hazırlanıyor olsalar da somut olarak böyle bir durumla karşı karşıya kaldıklarında bağlı bulundukları kurum ve sahada görev alan personelle uyum içerisinde ve onların yönlendirmeleri istikametinde çalışmalıdırlar.
Bu hem kendi hem de yardım sunmak üzere sahada bulundukları mağdurların sağlık ve güvenlikleri için elzemdir. Bu sebeple Türk Kızılay gönüllüleri afet, kriz ve acil durumlara yönelik eğitimlerden geçmekte, bu türden olayların vuku bulması durumunda Türk Kızılay Afet Yönetim Direktörlüğüyle koordine şekilde belirlenen noktalarda çadır kurma, sıcak yemek hazırlayıp sunma, hijyen kolisi ve kıyafet dağıtma vb. işlerde görev almaktadırlar.
Gönüllüler eliyle ulaştırılan tüm bu yardım ve destekler, Gönüllü Yönetimi Direktörlüğü personeli ve Türk Kızılay gönüllüleri tarafından sağlanmaktadır. Türk Kızılay gönüllüleri, TAMP doğrultusunda sadece belirtilen çerçevede görev almakta, bu yardım ve hizmetlerin dışında tehlike oluşturabilecek görevlerle yükümlendirilmemektedirler.
Herhangi bir afet, kriz yahut acil durum oluştuğunda gonulluol.org sistemine kayıtlı gönüllüler sistem üzerinden ihtiyaç duyulan görevleri görebilmekte, görevlerin altında yer alan açıklamalar doğrultusunda irtibat kişisi ile iletişime geçerek sahada çalışmalara katılabilmekte, Türk Kızılay bünyesinde görev alabilmektedir. Bütün gönüllü görev alanlarından ve gönüllülerden Türk Kızılay Gönüllü Yönetimi Direktörlüğü sorumludur.
Türk Kızılay, gönüllü kaynağının afete hazırlık, müdahale ve iyileştirme kapasitesini geliştirmek amacıyla çeşitli projeler yürütmektedir. Mevcut projeler arasında yer alan “Temel Afet Gönüllüsü Yetiştirme Programı” ve “Gönüllü Afet Lideri Yetiştirme Programı” sayesinde gönüllüler afet, kriz ve acil durumlar karşısında nasıl hareket edileceğine dair bilgi edinmekte, ani yaşanan bu gibi durumlarda bağlı oldukları kuruluşlarla daha etkili, verimli ve uyumlu bir şekilde çalışmaktadırlar. Keza Türk Kızılay afet sırasında ve sonrasında gönüllülerine yönelik “Çalışana Destek” uygulamaları gerçekleştirerek psikososyal destek çözümleri sunmaktadır.
Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi
Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE), afetlerde sağlık hizmeti sunabilmek için gönüllü sağlık personelinden oluşan Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir birimdir. UMKE personeli, Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurumlarda çalışan, asli görevlerinin yanı sıra afet ve insani krizlere müdahale çalışmalarında yer almak için gönüllü olan sağlık personeli arasından seçilir. Yine sivil kişiler de UMKE gönüllüsü sıfatıyla UMKE’ye üye olabilmektedir. Ancak bu kişilerin faaliyetlerle ilgili her türlü harcama gideri kendilerine aittir. UMKE’ye katılmak isteyen personel dilekçeyle müdürlüğe başvuru yapar, her bir personel için “UMKE Personeli Kayıt Formu” doldurulur. UMKE’ye kabul edilen personelin verilen tüm görev ve faaliyetlere katılması zorunludur (Sağlık Bakanlığı, 2021).

Görsel 4. Kızılay gönüllü yeleği. Fatih İşçi. Türk Kızılay.
Ceren Yağız: Bizler Sakarya’dan gittik. Orada çalıştık çabaladık. Hadi bir kişiye daha ulaşalım, bir kişinin daha evini temizleyelim, bir kişinin daha yüzünü güldürelim diye uğraştık. Dört günlük bir süreçti, manevi açıdan bizlerde derin izler bıraktı. Son gün yine gelmişti veda vakti, yeleği teslim etme vakti… Bu bize çok yakışan bir görevdi, müdürümüz bizlere ÇÖH (Çamur Özel Harekât) ismini vermişti. Balçığa battık çamurlandık ama bir yandan da yüreğimiz temizlendi, umutlarımız yeşerdi, ne olursa olsun biz buradayız dedik. Vedalaşırken Bozkurt’tan bir gönüllümüz sıkıca sarılıp “Arkadaşlarımı selde kaybettim ama sizleri buldum. İyi ki varsınız. Sizden ayrılmak çok zor,” dedi, bu cümle içimde bir yere yerleşti. Artık Bozkurt’ta arkadaşlarımız, kardeşlerimiz, bizleri evlatları yerine koyan büyüklerimiz var. Yine geleceğiz Bozkurt. Seni daha güzel görmek için yine geleceğiz.2
Gönüllü İtfaiyeciler
Gönüllü itfaiyeciler, afet ve diğer olağanüstü hâllerde profesyonel itfaiye personelinin yetersiz kaldığı durumlarda itfaiye teşkilatına destek olarak örgütlenen bir yapıdır. Belediye İtfaiye Yönetmeliği’ne göre itfaiye hizmetlerinin desteklenmesine ihtiyaç duyulan yerlerde gönüllü itfaiye yapıları kurulabilir. Dünyada farklı ülkelerde örneği olan gönüllü itfaiyecilik uygulaması Türkiye’de de pek çok belediyede hayata geçirilmektedir.
Gönüllü itfaiyecilik başvuru sahipleri gerekli eğitimleri aldıktan sonra bu alandaki çalışmalara katılabilmektedir. Örneğin Kocaeli Belediyesi gönüllü itfaiyecilik çalışmalarına göre “bu programa başvuran kişiler 40 saat staj eğitiminden sonra sınavda başarılı olan gönüllü itfaiyeci adaylarına ‘gönüllü itfaiyeci eğitimini almıştır’ belgesi verilecektir. 3 ay itfaiye faaliyetlerine katılımı ve nöbetlerini düzenli tuttuğunda da gönüllü itfaiyeci kimlik kartı çıkarılacaktır. Aktif olarak görev alan gönüllü itfaiyecilere kıyafet temini sağlanacaktır.” (Kocaeli Belediyesi, 2021).
- Kaynak: https://www.kizilay.org.tr/Upload/Dokuman/Dosya/kizilaypostasi_eylul_baski_2021-16-09-2021-49752399.pdf, sayfa 16.
Afet Gönüllülüğü Alanında Temel Konular
Afet Gönüllüsü Yönetimi
Afet çalışmalarının önemli bir aktörü olan gönüllülerin afet risk azaltma çalışmalarına katılmaları veya afete müdahale çalışmalarına dâhil olmaları kaynak yönetimi, iş güvenliği, koordinasyon, izleme değerlendirme gibi birçok bileşeni olan bir yönetim sürecidir.
Bu süreçte gönüllünün iş tanımı, gönüllü kazanma, gönüllü yönlendirme, gönüllü eğitimi, gönüllü motivasyonu, gönüllü değerlendirme başlıkları altında iş süreçleri geliştirilebilir (STGM, 2006). Bu süreçlerin birbirini tamamlar mahiyette bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi ve buna göre bir gönüllü yönetim sisteminin inşa edilmesi gerekmektedir.
Gönüllü yönetim sürecinin en önemli bileşeni afet bölgesine gidecek gönüllüyü seçme konusudur. Yardım etme duygularının kabardığı ve insanların yardım çalışmalarına katılmak istediği bir dönemde afet sahasına intikal için eğitimi ve gerekli donanımı olan, her an ulaşılabilir, uygun profildeki gönüllülerin seçilmesi önemli ve hassas bir konudur. Zira afet çalışmalarında görev alacak gönüllülerin belirli vasıflara sahip olmaması, sahadaki çalışmalara “destek” yerine “köstek” olmalarına sebebiyet verecektir.
Afet çalışmalarında yer alacak gönüllünün öncelikle kendisini koruyabilecek donanımda ve kendi dirençliliğini sağlamış olması lazımdır ki başkalarına yardımcı olabilsin. Bu asgari şarta ilaveten gönüllünün temel insani ilkeleri benimsemesi, insani ve hasbi bir motivasyonla hareket etmesi gerekir. Nihayet afetin türüne ve özgül niteliklerine göre sahada kendisinden beklenecek görevleri yerine getirebilecek beceri ve yeterlilikleri taşıması lazımdır.
Afet gönüllüsü yönetim sürecinin bir diğer önemli bileşeni de koordinasyon konusudur. Afet çalışmalarına katılımın bir plan dâhilinde yürütülmesi faaliyetlerin koordinasyonu için önem arz eder. Sahadaki ihtiyaçlar ve riskler, iş güvenliği ve sağlığı ile gönüllü kapasitesi dikkate alınarak yapılacak planlama çerçevesinde gönüllülerin afet çalışmalarına katılımı sağlanmalıdır.
Afet Gönüllüsü Eğitimi
Afet sahasında gönüllü olarak çalışmak bir takım bilgi ve becerileri gerekli kılar. Afet gönüllülerinin bu becerileri kazanmalarının en etkili yolu da bu becerilerin eğitimlerle kendilerine aktarılmasıdır. Bu bilgi ve becerilerin kalıcı bir melekeye dönüşebilmesi için alıştırmalarla pekiştirilmesi gerekir. Bu kapsamda gönüllülerin temel afet bilinci, temel ilkyardım, insan ilişkileri ve iletişim konularında eğitimler almaları sağlanmalıdır. Uzaktan eğitim imkânları ile bu eğitim sürecini yönetmek çok daha kolaylaşmıştır. Örneğin Türkiye Kızılay Derneği’nin

gönüllü yönetim sistemi olan gonulluol.org platformu, Kızılay Akademi’nin uzaktan eğitim platformu ile entegre bir şekilde gönüllülerin temel eğitimlerini aldıktan sonra afet sahasına yönlendirilmelerini sağlamaktadır. Uzaktan eğitim seçenekleri gönüllü eğitimini kolaylaştırsa da özellikle uygulamalı alanlarda yüz yüze eğitim programları organize edilmeli ve bu eğitimlerde afet sahasının mümkün olan tüm boyutları gönüllüye aktarılmalıdır. Bu eğitimlerin belirli periyotlarla yenilenmesi gönüllünün çevik bir şekilde afet çalışmalarına katılmasının önünü açacak ve gönüllünün mevcut durumunun takibini mümkün kılacaktır.
Afet Gönüllülüğü Mevzuatı
Afet gönüllülüğünün her geçen gün yaygınlaşması bu konuda yasal düzenlemeleri de gerekli kılmaktadır. Gönüllünün kendisini, kurumunu, muhatabını koruyacak, hakları ve sorumlulukları kayıt altına alacak yasal düzenlemeler konusunda dünyanın farklı ülkelerinde de politika geliştirme çalışmaları yürütülmektedir. Gönüllülük üzerine yapılan yasal düzenlemelere dair tartışmalar, 2001’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun konuya eğilmesi ve 56/38 sayılı sözleşmenin kabul edilmesiyle başlamıştır. Bu sözleşme ülkeleri gönüllülük konusunda yasal düzenlemeler yapmaya davet etmektedir.
Gönüllülüğe dair yasal bir mevzuatın olmadığı ülkelerde gönüllülük; iş ve çalışma, dernekler, yerel yönetimler vb. hususları düzenleyen mevzuat altında ele alınmaktadır. Ancak bu durum gönüllülüğün gelişmesinin önünde engel teşkil etmekte, gönüllülüğün müstakil bir alan olarak ele alınmasının önünde engel teşkil etmektedir.
Türkiye’de gönüllülük ile ilgili kanuni bir düzenleme bulunmamaktadır. Gönüllülük yasasının çıkarılması için İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü himayesinde kurulan bir çalışma gurubu oluşturulmuştur.
Afet Gönüllülüğünün Değişen Doğası
- Yüzyılın başlarından itibaren küresel ve ulusal ölçekte yaşanan ekonomik, sosyolojik, teknolojik gelişmeler afetleri ve afet gönüllülüğü çalışmalarını da doğrudan etkilemiştir. Bu gelişmelere gönüllülük temelinde bakılırsa karşımıza şu başlıklar çıkmaktadır: yeni gönüllülük biçimleri, iletişim teknolojilerinde gelişmeler, özel sektörün katılımı, gönüllülerin eğitimi, toplum temelli çalışmalar, afet risk azaltma alanındaki gelişmeler (McLennan, Whittaker ve Handmer, 2016).
Avustralya Ulusal Yangın İdaresinin hazırladığı Gönüllü Stratejisi dokümanı yangınlar başta olmak üzere afet çalışmalarına gönüllü katılımı konusunda şu hususların gündemde olduğunu belirtmektedir (Country Fire Authority, 2015):
“Gönüllülerin kapasitelerini arttırmaya yönelik bütüncül stratejilerin eksikliği, yangın ve acil durumlarda gönüllü hizmetin yeterince benimsenmemiş olması, dirençlilik alanında toplum temelli gönüllülük konusunun ilgili aktörlerce yeterince anlaşılamamış olması, kâfi düzeyde bilgi sahibi olmama, gönüllü katılımı konusunda yaşanan diğer sorunlar.”
Söz konusu başlıklar Avustralya bağlamına işaret etse de küresel düzeydeki durumlara da rahatlıkla teşmil edilebilir. Fakat afet çalışmaları alanında yaşanan küresel gelişmelerin gönüllülük bağlamında ayrıca ele alınması gerektiği de not edilmelidir. Afet çalışmaları açısından bakıldığında, müdahale odaklı çalışmadan risk azaltma odaklı yaklaşıma geçiş bu alandaki gönüllü katılımını da etkilemektedir. 2015 yılında yürürlüğe giren Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi sunduğu 7 küresel hedef ile afet çalışmalarının küresel yönüne işaret etmektedir (AFAD, 2020):
- Afet nedeniyle can kaybı sayısını azaltmak,
- Afetten etkilenen insan sayısını azaltmak
- Afetlerin yol açtığı doğrudan ekonomik kayıpları azaltmak,
- Afet nedeniyle temel hizmetlerin aksamasını azaltmak,
- Ulusal ve yerel afet risk azaltma stratejileri olan ülke sayısını çoğaltmak,
- Kalkınmakta olan ülkelere destek sağlamak üzere uluslararası iş birliğini arttırmak,
- Erken uyarı sistemlerinin, afet risk bilgisinin ve değerlendirmelerinin kullanımını ve bunların ulaşılabilirliğini arttırmak.
Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi’ne göre bu hedefleri gerçekleştirmek için öncelikle “afete hazırlık çalışmalarını geliştirmek” ve “iyileştirme, rehabilitasyon ve yeniden inşa safhalarında öncekinden daha iyisini inşa etmek” konularının hayata geçirilmesi gerekmektedir. Görüldüğü üzere afet çalışmalarının afet öncesi risk yönetimine kayan doğası bu alandaki gönüllü faaliyetleri de etkilemektedir. Gönüllülerin afete müdahale çalışmaları ve afet öncesi hazırlıklara dair eğitimlerle farkındalık artırma, savunuculuk, bilinçlendirme ve afet araştırmaları çalışmalarına aktif katılma eğiliminde oldukları görülmektedir.
Özet ve Değerlendirme
Afet gönüllülüğü hem insan ıstırabını dindirme amaçlı hem de bunun başka bir insan eliyle gönülden yürütülen bir çalışma olması yönüyle değerli bir gayrettir. Buna göre afet risk azaltma ve afet sonrası kriz yönetimi kapsamında yürütülen çalışmaların her aşamasında gönüllülere önemli roller düşmektedir. Herhangi bir kurumsal yapı ile bağı olmayan bireysel gönüllülerden bir kurum çatısı altında afet çalışmalarına katılan kurumsal gönüllülere, kendisi de aslında afetzede olan gönüllülerden profesyonel gönüllü meslek çalışanlarına bütün gönüllüler afetlerin hiç yaşanmaması, meydana gelen afetlerin ise etkilerinin azaltılması için çalışmalar yürütürler. Bu çalışmaların etki gücü yüksek ve olabildiğince fazla insana el uzatan bir mahiyette olması için gönüllü yönetimi ve gönüllü eğitimi konusunda yürütülmesi gereken çalışmalar ve takip edilmesi gereken ilkeler vardır. Bu kapsamda öne çıkan iki temel ilke gönüllünün afet çalışmalarına maddi menfaat beklemeden katılması ile afetzede ve gönüllü arasında haklar ve sorumluluklar çerçevesinde bir ilişki tesis edilmesidir.
İnsani yardım ve afet çalışmalarının geleceğini şekillendiren parametreler şüphesiz bu alandaki gönüllü çalışmaları da etkileyecektir. Bu kapsamda salgınlar, iklim kaynaklı afetler, çatışma ve savaşlar, teknolojik gelişmeler, demografik trendler gibi gelişmeler analiz edilmeli bu gelişmelerin gerektirdiği gönüllü profiline uygun eğitim çalışmaları kurgulanmalıdır. Dijital teknolojilerin sosyolojik süreçlerle evirilerek geliştiği günümüzde dijital gönüllülük olgusunun da yaygınlaştığı, bunun da bir dizi yetenek ve ilkeyi gerektirdiği dikkate alınmalıdır.
Birey, toplum ve kurumlar arasındaki ilişkilerde yaşanan dönüşümler neticesinde kendinden organize olan grupların gönüllü faaliyetlerinde yaşanan artış afet çalışmalarında da görülmektedir. Bu kapsamda afet sahasında yürütülecek çalışmalara dair akreditasyon ve koordinasyon süreçleri titizlikle kurgulanmalıdır.
Etkili, verimli ve uyum içerisinde çalışmak afet ve kriz süreçlerini doğru yönetmeyi ve bu süreçleri daha kısa sürede atlatmayı mümkün kılmaktadır. Şüphesiz Türkiye’de halihazırda bir gönüllülük yasası olmaması üzerinde durulması gereken bir husustur ve yakın gelecekte gönüllülüğe yönelik bir yasal çerçevenin de oluşturulması elzemdir. Bunun yanı sıra afet çalışmalarında yer almanın bireyler üzerinde psikolojik tesirleri olduğunun da altını çizmek gerekir. Bu psikolojik tesirlerin izalesi için gönüllülerin psikososyal destek almaları önemli bir konu olarak önümüzde durmaktadır.
Temel Okuma Önerileri
AFAD (2019). Türkiye’de Afet Yönetimi, AFAD. (çevrimiçi erişilebilir) Kadıoğlu, M. (2018) Afet affetmez. Tekin Yayınevi.
Türk Kızılay (2021). Türkiye insani çalışmalar yıllığı. (çevrimiçi erişilebilir)
İleri Düzey Okuma Önerileri
Ada H. (2020). Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti (1868-1911), Timaş Yayınları. AFAD. (2018). Afetlere dirençli toplum uygulama örnekleri. AFAD.
Noone, M(2017). How to become an international disaster volunteer, Butterworth-Heinemann.
Orloff L. (2011). Managing spontaneous community volunteers in disasters: A field manual, CRC Press Phillips, B. (2020). Disaster volunteers. Elseiver
Sphere Rehberi (2018). İnsani Sözleșme ve İnsani Yardımda Asgari Standartlar. Türk Kızılay
İnsani Yardım Çalışmaları Konusunda Temel Kaynaklar
Resources for Research on Humanitarian Action. (çevrimiçi erişilebilir)
Etkinlik Önerileri
Afet ve İnsani yardım alanında online eğitimler
Afetler ve Korunma Bilinci Eğitimi, Kızılay Akademi. (çevrimiçi erişilebilir)
Afet sonrası ilk 90 gün içinde yapılacaklara dair bir oyunlaştırma ve simülasyon temelli eğitim
In 90 Days. (çevrimiçi erişilebilir)
Kaynakça
AFAD. (2014). Açıklamalı afet yönetimi terimleri sözlüğü. AFAD AFAD. (2020). 2021 performans programı. AFAD
AFAD. (2021a, 10 Kasım). Afet türleri. AFAD. https://www.afad.gov.tr/afet-turleri AFAD. (2021b). 2020 yılı doğa kaynaklı olay istatistikleri. AFAD
AFAD. (2021c, 14 Kasım). AFAD gönüllülük projesi. AFAD. https://www.afad.gov.tr/afad-gonulluluk-projesi AKUT. (2021, 1 Aralık). Akut kuruluş hikâyesi. AKUT. https://www.akut.org.tr/tarihce.
Aydemir, A. (2021). Afet yönetim sisteminin incelenmesinde gönüllülük hizmetleri ve bazı sivil toplum kuruluşları. Afet ve Risk Dergisi, 387-394. https://doi.org/10.35341/afet.986933.
Country Fire Authority. (2015). 2015–2020 Volunteerism Strategy of the Country Fire Authority. https://www.cfa. vic.gov.au/ArticleDocuments/533/2015_2015_CFA_Volunteerism_Strategy_lo-res_69299_69309.pdf.aspx
IFRC. (2021). Dünya afet raporu 2020. https://kizilayakademi.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/ dunyaAfetRaporu_TR_web.pdf
Kadıoğlu, M. (2011). Afet yönetimi: beklenilmeyeni beklemek en kötüsünü yönetmek. Marmara Belediyeler Birliği Yayınları
Karaman, Z. T. (2016). Afet yönetimine giriş ve Türkiye’de örgütlenme. Z.T. Karaman, A. Altay (Ed) içinde,
Bütünleşik Afet Yönetimi (1-37). İlkem.
Kocaeli Belediyesi. (2021, 3 Aralık). Gönüllü itfaiyeciler için istenecek belgeler. Kocaeli Belediyesi. https:// ebelediye.kocaeli.bel.tr/Dosya/Istenen_Belgeler.pdf.
McLennan, B., Whittaker, J. ve Handmer, J. (2016). The changing landscape of disaster volunteering: opportunities, responses and gaps in Australia. Natural Hazards, 84, 2031–2048. https://doi.org/10.1007/ s11069-016-2532-5.
Phillips, B. (2020). Disaster volunteers. Elseiver
Sağlık Bakanlığı. (2021, 24 Mart). UMKE. Sağlık Bakanlığı https://acilafet.saglik.gov.tr/TR,4457/umke.html.
STGM. (2006). STK’lar için gönüllülük ve gönüllü yönetimi rehberi. STGM. TAMP. (2013). Türkiye Afet Müdahale Planı. AFAD.
Türk Kızılay. (2021). Türk Kızılay gönüllülük politikası. Türk Kızılay.
UN (2012, 2 Şubat). 66/67. Tenth anniversary of the international year of volunteers, A/RES/66/67, https://www. unv.org/sites/default/files/A%20RES%2066%2067.pdf
UN Volunteers. (2011). State of world volunteerism. UN Volunteers.
UN Volunteers. (2021, 15 Ekim ). Five facts on volunteerism and the Sendai framework. UN Volunteers.https:// www.unv.org/Success-stories/five-facts-volunteerism-and-sendai-framework
UNDP. (2013). Türkiye’de gönüllülük: gönüllülüğün rolünün ve katkılarının keşfedilmesi UNDP.
UNDRR. (2022, 20 Şubat ). Disaster Management https://www.undrr.org/terminology/disaster-management



