bir bayram düşlemesi…

makaleler Yorum Yap
foto: nurra çakmak

foto: nurra çakmak

Küçücük bir hediyeyle bakışları bayram olan çocukların tebessümleriyle karşılıyoruz kurbanı. Buz tutmuş kalplerimizi onların oyun halkalarının içinde eritiyoruz. “Kapı kapı dolaşıp bayramınız mübayek olsun bey amca, hanım abla diyen çocukluğumuzun özlemleriyle bayramlaşıyoruz.

Hasta yataklarında şifa, mezarlarında fatiha bekleyen ölülerin çaresizliğiyle karşılıyoruz kurbanı. “Ölmeden önce nefislerimizi öldürüp hayatla diriliyor, her halimize şükredip ölümle bayramlaşıyoruz.”

Hapishanede yıllarından ay, aylarından hafta, haftalarından gün, günlerinden saniye eksiltmeye çalışan mahkûmların “mavidir özgürlüğün rengi çünkü hapishaneden sadece gökyüzü gözükür” tadındaki hasretleriyle karşılıyoruz kurbanı. “Mavi olma ferahlığında çaresizliği kavrıyor, sınırsız nefes alıp verebilmenin kıymetiyle bayramlaşıyoruz.”

Asker ocağında yârinden mektup, gurbet ellerde baba ocağından haber bekleyenlerin özlemleriyle karşılıyoruz kurbanı. “Unutmayı, unutulmuşluğumuzun içinde unutuyor, unuttuklarımızla bayramlaşıyoruz.”

Darülacezenin, çocuk yuvalarının ya da kaderlerinin koridorlarında terkedilmişlerin, yolunu gözlediklerinden haber almaları kadar heyecanla karşılıyoruz kurbanı. Kırık dökük duygularımızın hıçkırığında, cam kenarlarına başımızı yaslayıp, “gelenler ya da geleceklerin veya hiç gelmeyeceklerin” terk edişleriyle bayramlaşıyoruz.

Sofralarında açlık kırıntılarından başka bir şey bulunmayan, Somali’de, Darfur’da, Afrika’da ve dünyanın dört bir yanında kaderlerine terkedilmiş çocukların kapılarına bıraktığımız bir lokmacık insanlığımızla karşılıyoruz kurbanı. “İnsanlığımızın açlığını doyurarak, yaklaşma ve yakınlaşmayla bayramlaşıyoruz.”

Şefkatli elleri hayatımızın karnını okşayan, içten duaları yolumuza ışık olan vefalı anne-babalarımızın gözledikleri yolumuz kadar özlemle karşılıyoruz kurbanı. “Vefa güneşlerinin sıcaklığında vefasızlıklarımızı eritip hayatımızla bayramlaşıyoruz.”

Beton duvarlı evlerimizin salonlarından, bayramın misk kokulu, coşkulu caddelerine koşturarak karşılıyoruz kurbanı. Unuttuklarımızı, vefasızlıklarımızı, vurdumduymazlıklarımızı, kötülüklerimizi, karamsarlığımızı, terk edişlerimizi, şükürsüzlüğümüzü, kaçışlarımızı, esaretimizi bayramda kurban edip kendimizle bayramlaşıyoruz.

Tekbirlerimizi, “Tek Bir” olana O’na sunuyoruz.

Nurdal Durmuş Bir bayram düşlemesi

“bir bayram düşlemesi…” için 5 Yorum

  1. leyl maraşlı diyor ki:

    Nasıl cümleler bunlar sayın yazar!
    Siz bunları yazarken nasıl kalem tutuyorsunuz bizede öğretin…

    Unuttuklarımızı, vefasızlıklarımızı, vurdumduymazlıklarımızı, kötülüklerimizi, karamsarlığımızı, terk edişlerimizi, şükürsüzlüğümüzü, kaçışlarımızı, esaretimizi bayramda kurban edip kendimizle bayramlaşıyoruz.

  2. Sümeyye Betül diyor ki:

    Bir düşleme mi bu, bir tebrik mi? Ya da unuttuğumuz değerleri hatırda tutmak mı?
    Adını ne koyarsanız koyun, insanlığıma atılan bir tokattı bu ifadeler..Utandım sayın yazar..İnsanlığımdan utandım…
    Saygıyla selamlıyorum sizi..
    Eyvallah…

  3. oktay köse diyor ki:

    Bu güzel içten ve yüreğinde sevgi taşıyan insanlarımıza mesaj veren bu cümlelerinden ötürü teşekkür ediyorum.Sizin nezdinizde tüm Hanlı Köylüreni ve sevenlerinin bayramını kutluyor herkese sağlık esenlik ve nice güzel bayramlar diliyorum.Yürekten sevgi ve selamlarımı yolluyorum her dosta,her cana,tüm candostlara.

  4. Eyifan diyor ki:

    “Kapı kapı dolaşıp bayramınız mübayek olsun bey amca, hanım abla diyen çocukluğumuzun özlemleriyle bayramlaşıyoruz.

    “Ölmeden önce nefislerimizi öldürüp hayatla diriliyor, her halimize şükredip ölümle bayramlaşıyoruz.”

    “Mavi olma ferahlığında çaresizliği kavrıyor, sınırsız nefes alıp verebilmenin kıymetiyle bayramlaşıyoruz.”

    “Unutmayı, unutulmuşluğumuzun içinde unutuyor, unuttuklarımızla bayramlaşıyoruz.”

    “İnsanlığımızın açlığını doyurarak, yaklaşma ve yakınlaşmayla bayramlaşıyoruz.”

    “Vefa güneşlerinin sıcaklığında vefasızlıklarımızı eritip hayatımızla bayramlaşıyoruz.”

    “gelenler ya da geleceklerin veya hiç gelmeyeceklerin” terk edişleriyle bayramlaşıyoruz.

    Unuttuklarımızı, vefasızlıklarımızı, vurdumduymazlıklarımızı, kötülüklerimizi, karamsarlığımızı, terk edişlerimizi, şükürsüzlüğümüzü, kaçışlarımızı, esaretimizi bayramda kurban edip kendimizle bayramlaşıyoruz.

    Tekbirlerimizi, “Tek Bir” olana O’na sunuyoruz.

    dert görmeyesin..huzurlu bayramların olsun…

  5. keziban diyor ki:

    nurdal abi merhaba.
    bu yazı bize bayramların eski tadı kalmadıdiyen bey amcaları ve hanım teyzeleri hatırlattı.Bence BAYRAMLAR AYNI AMA BİZLER DEGİŞTİK GALİBA.Bu nedenle aynı tadı alamıyoruz galiba.Çünkü elimizdekilerin kıymetini bilmiyoruz.Dünyanın öbür ucunda savaşlaa yoklukla mücadele eden insanları unutuyoruz.Unutturuluyoruz.En öemlisi şükür etmeyi unutuyoruz.Rabbim bizleri uyanalardan eylesin.(AMİN)dualarda birleşmek dilegiyle…..

Yorum Yapın

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes