Okuma notları Archive

Hannibal Lecter’in, Ajan Clarice Sterling’e Yazdığı Aşk Mektubu

Clarice sevgilim, Seni öyle hasta, yaralı koyup gelmek bana yakışmadı, ama ayrılmak zorundaydım. Umarım omuzun daha iyidir. Tertemiz diktim yaranı. Yine de belli olmaz. Kendine dikkat etmelisin. Yıllardır kanunun haşin bakışlarından uzakta sürdüğüm isimsiz, kimliksiz göçer hayatinin verdiği ufunet, Toskana’nin güneşle yunup yıkanan bereketli şehirlerinde bir nebze dağılıyordu. Bilir misin, …

Hiç Kimselerin Hikâyesi ya da Önsöz

Hiç Kimselerin Hikâyesi ya da Önsöz Başlangıcı da sonu da belli olmayan bu şölende insanoğlunun ortaya koyabileceği en yüksek çıta yazmaktı. Yazmak, bilmeyi ve anlamayı da kapsadığı için yalnızca karakter transferi değil; hayâliyle, ıstırabıyla, hatasıyla ve doğrusuyla insana ait tüm unsurların yine insana geçmesi için köprü vazifesi görüyordu. Yazmak, aslında …

kitaplara yapamayacağınız kötülükler!

Kimi maddelerine katılmasamda kitaba verilen değeri görmek açısından oldukça önemli bir bildiri olmuş. Asıl şaşırtıcı olansa evrensel kitap hakları beyannamesinin günümüze, Konstantiniye’den geliyor olması. Kitap okumayı adeta kutsal bir törene dönüştüren maddelerse oldukça dikkat çekici! İşte, 1893 yılında yayınlanan evrensel kitap hakları beyannamesine göre kitaplara yapamayacağınız kötülükler! 1. Yatakta kitap …

Okuma Notları, Yazarların Aşk Mektupları.

Bugün okuma notlarımda aşk mektuplarından seçme satırlar bulunuyor. Her mektubun ayrı bir öyküsü ve yaşanmışlığı var. Her biri bir başka şahitlik bekliyor insandan. Bu mektupları okuyunca insan yaşamını şekillendiren en büyük değerlerden birinin de aşk olduğunun farkına varıyor. Elbette aşk sahipleri, birkaç sayfaya sığacak basit bir hayat yaşamadıkları için yaşanan …

Yazarların Yazma Ritüelleri

 Yazarların Yazma Ritüelleri. Schiller’in yazı masası üzerinde ekşi ya da çürük elma bulundurmaktan hoşlandığı söylenir. Yazar elmayı sık sık koklarmış. Bu koku ona yağmurdan sonra ormanda, otlar, yapraklar arasındaymış izlenimi verirmiş. Çoğu yazar masasını pencere önüne kursa da Deborah Moggach gibi ışığı arkasına alanlar da var. Mekânlar, fikir ve eserlerin temelindeki …

Düşündüm ‘Ne Düşünmem Gerektiğini!’

Düşündüm. Soranlara “Bir şeyim yok iyiyim.” desem de Nisan yağmurlarında ıslanmak, bir dağ başına çıkıp herkesin görebileceği büyüklükte ateş yakmak, ceplerime çakıl doldurup denizi taşlamak gibi deli düşünceler kuşatıyor içimi. Düşündüm. Aklım, profilim ve masamın üstü müthiş bir uyum içindeler: “Karmakarışık!” Düşündüm. Sen besteden düşmüş bir notaysan, kimse sana şarkı …

ahh!

  ertelenme süresini dolduran bir hayalin geri dönme ihtimali yoktur!

Sana Söz Baharlar Gelecek

Mesela "Cumartesilere yüklenen anlamda" aynı şeyi yaşamak: "Kimse bana böyle ol, böyle yaşa, böyle git, böyle söyle, böyle davran, böyle yürü, böyle sev, böyle bak, böyle gülümse dememeli. En fazla "böyle" nediri bildiğimde öğrettikleri şeyler yönümü tayin edebilir nitelikle olmalı hepsi bu. Büyürken "böyledir"i öğretmeyenlerin büyüyünce "böyle" yapacaksın demesi ne tuhaf!"

Hiç Sesler: Bir Adamın Bir Adımlık Arayışı

“Yazmak, başka zihinlere köprü kurmaktır. Yazmak, bilmenin değerine varmaktır. Yazmak, inanmaya devam etmektir. Ama hepsinden öte yazmak, hayâlin önüne geçmektir.” Geride kalanlara değerli şeyler bırakmak isteyen Nurdal Durmuş, ikinci kitabı Hiç Sesler’le yalnızca kütüphanenize değil, zihniniz ve kalbinize de dokunmak istiyor. İnsan, hayatı ertelemeden öğrenemeyen ve hayatın farkına varmamak için …