Proletarya Devrimi, Ekonomi Masalları!

Proletarya “Kamusal alanları işgal edin bize katılın ve sesinizi duyurun!” sloganlarıyla New York özgürlük meydanını birbirine katıp devrimci ayaklanmalarını sürdürürken Amerikan CNN ve İngiliz BBC yayın kuruluşları Obama’nın ekonomik programının başarısını tartışıyorlardı. 5 Kıtada ve 40 ülkede yaklaşık 100’e yakın askeri üssü ve 350 bin askeri olan ABD karşılıksız para basabilen tek ülke olmasına rağmen ekonomisin kalbine Wall Street devrimcileri hançer saplamaya çalışıyordu.
Sloganları ise kısa ve netti. “Wall Street’i İşgal Et”

Artık “iktisatta aşırı liberal, siyasette aşırı tehditkâr” politikaların sınırları sadece harita üzerinde olan ama küresel ekonomiyle bütün sınırları ortadan kalkmış dünya için geçerli olmadığını söyleyen analistler bir ülkedeki krizin domino taşı gibi bütün bir dünyayı nasıl etkileyebileceği üzerine herksin bildiği teorilerden bahsediyorlardı.

“Dünya ağır bir kalp krizi geçirmek üzere…” diyen uzman bu krizden nasıl kurtulacağımıza dair net ifadeler vermese de herkes pratikte nasıl hayat bulacağı belli olmayan hayali kurtuluş senaryolarından bahsedip daha iyi denetlenecek bir vergi düzeninden, sosyal tedbirlerle desteklenmiş korumacı kamusal politikalara ihtiyaç duyulduğundan falan bahsediyordu.

Ben ne korumacı politika, ne sosyal tedbirlerle desteklenmiş politika ne de iyi denetlenecek vergi düzeninden bir şey anlıyordum.

Hayat yağmuru seyretmekle güzeldi. Wall Strett devrimcilerine destek vermek boş hayallerine ortak olmakla… Hayat çimenleri ezmek, patikadan yürümek, gökkuşağına bakmak, buğulu camlara resimler çizmekle güzelleşiyordu.

Rumlar artık yeni düşmanımız İsrail’le birleşmiş, Türkiye’nin restine rağmen üstelik Türkiye’nin en yakın müttefikleri Amerika ve Rusya’nın doğalgaz aramalarında kendilerine destek verdiğini ve bu işe bir an önce başlama konusunda ısrar ettiklerinden bahsederek üstü kapalı Türkiye’ye fazla ileri gitmeyin fazla da konuşmayın diye gözdağı veriyordu.
Öte yandan Yunanistan sokakları iflasın eşiğindeki ülkelerinin ekonomik politikalarını taş yağmuruna tutuyor Euro bölgesi ülkeleri bu iflasın peşinden gitmemek endişesi nedeniyle toplantı üstüne toplantı yapıyorlardı. Borsa grafikleri hiç olmadığı kadar kriz geçiren kalp ritimlerine benzer şekiller oluşturup acil yardım bekliyordu.

Hayat borsa ekranlarını görmediğimiz denizleri seyretmekle, bir bardak çay eşliğinde kalbimizi iyi eden dostlarımızla yaptığımız keyifli muhabbetlerle güzelleşiyordu.

Somali’de açlıktan ölenlerin sayısı günden güne artıyor ve yıllarca Afrika kaynaklarını sömürenler, olan bitene seyirci kalıyordu.
Hayat ekmeğimizi Afrikalı bir çocukla paylaşınca güzelleşiyordu.

İki milyonu Kürt kökenli olmak üzere 20 milyon nüfuslu Suriye’de maskeli ve silahlı saldırganlar tarafından öldürülen ‘Kürt Geleceği Akımı Partisi’nin Batı ile ilişkilerin geliştirilmesini savunan lideri Meşal El Tammo’nun cenaze törenine 100 binden fazla kişinin katıldığı ve güvenlik güçlerinin kalabalığın üzerine ateş açarak onlarca insanı öldürdüğünden bahsediliyordu. Suriye’de son üç ayda yaklaşık 4 bin insan kendi ordusu ve devlet lideri emriyle katledilmişti. “Ankara ne kadar Şam ise, Şam da o kadar Ankara’dır.” diye sınırların ortadan kalktığı bir dünya hayal eden ben ve benim gibi insanların gördüğü rüya kâbusa dönmüştü. Beşar Esad’ın bu hayali kuran Türkiye için, “Bölge ülkeleri arasında siyasi, ekonomik, etnik yapının yanı sıra birçok alanda benzerlikler bulunuyor. Eğer birileri bizim sorunlarımızı istismar etmeye kalkarsa, o zaman onun sorunu çok daha büyük olacak. Çünkü doğrudan etkilenecek. Düşmanlık da kendisine dönecek. Türkiye’nin tutumu tedbirli olmayı gerektiriyor.” tehdidi üzerine hayal kırıklıklarımız derinleşmeye devam ediyordu.

Hayat hikâyeci kahvesinde durmadan masal anlatan hayalci adamı bir kez daha görmek umuduyla güzelleşiyordu.

Türkiye’nin son dönemde sıfır sorun politikasıyla kurduğu dostluk köprüleri adeta gizli bir el tarafından tek tek yıkılıyor; Arap Baharı adında şaşkınlıkla izlediğimiz yeni bir halk hareketi dünya dengelerini ve Türkiye’nin dış politikasında son yıllarda kazandığı bütün iyi ilişkileri derinden sarsıyordu. Yeni dostlar ve eski dostları düşman gören yeni politikalara mecbur kalıp her şeyi sil baştan gözden geçirmek ve dünya dengeleriyle mücadele etmek için her şeyimizi ortaya koymak zorunda olduğumuz yeni bir dönem başlıyordu. İran NATO’nun Türkiye’ye kuracağı füze savunma sitemi anlaşmaları konusunda izlediğimiz politikadan vazgeçmemizi, yoksa sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağımız uyarısında bulunuyor; Devrim Muhafızları komutanı General Mesud Cezayiri, Türkiye’nin sırtını Batı’nın sallanmakta olan duvarına dayamaması gerektiğini belirtiyordu. Kuzey Irak bölgesel Kürt yönetimi ile PKK yüzünden yaşadığımız sorunlar yeni bir boyut kazanmıştı.
Suriye, Lübnan, İran, Irak derken sıfır sorun politikamız bir anda ters yüz edilerek adeta düşman komşular tuzağına çekiliyorduk.

Türkiye medyasında da güneydoğu eylemleri, oturma eylemleri, polise kafa tutan milletvekilleri, belediye başkanını sorguya çeken PKK militanları haberlerinin yanı sıra; rakamların rakımlarından, borsa haberlerinden, kazanan ve kaybedenler üzerine endekslemiş, hayatı bütün bu rakamların oluşturduğu grafiklerle özetleyen yeni bir yaşam modeli ve piyasa tüyolarından bahsediliyordu.

E posta adresimde ise bütün bu cümlelerimi özetleyecek muhteşem bir tanımlamayla karşılaşıyordum.

“En kusursuz cinayet budur; yaşama sevincimizi kimlerin öldürdüğünü, bunu hangi güdüyle yaptıklarını, suçluların nerede bulunacağını bilemeyiz.”

Dışarıda yağmur vardı ve ezan okunuyordu. Kim olduğunu bilmediğim komşularımla aynı safta namaza duracaktım. Safımızın başında İranlılar, sonunda Lübnanlılar, arasında Iraklı ve Suriyeliler vardı.
Hep beraber “Allah Ekber!” dedik.
Allahu Ekber!

Allah büyük!

Hayat aynı safta tanımadığımız insanlarla aynı duaya “Âmin!” demekle güzelleşiyordu.

*Proletarya alt sosyal sınıfı tanımlamak için kullanılan terim

Sosyal Medyadan Takip Etmek İçin;
web : http://www.nurdaldurmus.com
facebook : http://www.facebook.com/nurdaldurmus
twitter : http://www.twitter.com/nurdaldurmus
google + : https://plus.google.com/103409812062488294986/posts

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.