Nurdal Durmuş, Turuncu Dergisine Konuk Oldu.

En son ne zaman ağladınız? İki gün önce… “Unutma ki bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey değildin” ayetini hatırlatarak bir dostumun gönderdiği sitem mektubunda. Sizce mutluluğun tanımı nedir? “Küçük hesaplarla geçiyor yaşam. Büyük kavgalar hep küçük şeyler için” diye bir şarkı dinlemiştim. Sanırım mutluluk kanaat sahibi olmak, tükenmeden tüketmekle mümkün! …

4 Ülke 8 Gün “Yollar Bize Memleket! [1]”

Yazanlar: Nurdal Durmuş Gökhan Şimşek Gezi Fotoğraflarına Buradan Ulaşabilirsiniz. Tito’nun ölümüyle birlikte Yugoslavya içindeki tüm etnik unsurlar, kendi bağımsızlıklarını ilan edip, mensup oldukları din, mezhep ve ırkların gerekliliğine göre devletleşmek istediler. O güne kadar dini argümanların toplumsal bir çatışma sebebi ihtimalini zayıf gören, yalnızca milliyet ve kültür farklılıkları gözetilerek bir …

bir düş gördüm, gerçeğe uyandım!

  Fotoğraf galerisi için; Yazan: Nurdal Durmuş bir düş gördüm, gerçeğe uyandım! Bu şehirde çok fazla modern cinnet geçiriyoruz. Biraz uzaklaşmak iyi gelecek! İstanbul’dan ayrılırken tek yaptığım şey hoşçakal umursamaz şehir demekti. Oysa geri döneceğimi biliyordum da; ben de, seni umursamıyorum numarası yaptım… Gökhan’la uçağın en arkalarında cam mı, kordidor …

Proletarya Devrimi, Ekonomi Masalları!

Proletarya “Kamusal alanları işgal edin bize katılın ve sesinizi duyurun!” sloganlarıyla New York özgürlük meydanını birbirine katıp devrimci ayaklanmalarını sürdürürken Amerikan CNN ve İngiliz BBC yayın kuruluşları Obama’nın ekonomik programının başarısını tartışıyorlardı. 5 Kıtada ve 40 ülkede yaklaşık 100’e yakın askeri üssü ve 350 bin askeri olan ABD karşılıksız para …

Deprem ve Hayatın Faili Meçhul Katilleri!

Bütün felaketler arka arkaya gelir mi? Öyle hissediyorum nedense. Hayatımda bazı şeyler kötüye gitmeye başlayınca sanki o güne kadar pusuda bekleyen ne kadar hınç varsa hepsi saklandıkları kuyulardan çıkıp hayatımı linç etmeye başlıyor. Dün öğle saatlerinde haber bültenlerine bakınca ‘Allah’ım ne zor imtihan!’ diye geçirdim içimden. Demek ki sadece insan …

Bir Bayram Düşlemesi…

Küçücük bir hediyeyle bakışları bayram olan çocukların, tebessümleriyle karşılıyoruz bayramı. Buz tutmuş kalplerimizi onların oyun halkalarının içinde eritiyoruz. Kapı kapı dolaşıp “Bayramınız mübayek olsun bey amca, hanım abla!” diyen çocukluğumuzun özlemiyle bayramlaşıyoruz. Hasta yataklarında şifa bekleyenlerin, mezarlarında Fatiha bekleyenlerin çaresizliğiyle karşılıyoruz bayramı. “Ölmeden önce nefislerimizi öldürüp hayatla diriliyor, her halimize …

Onu Radyoda Ne Çok Dinlemiştik!

Onu radyoda ne çok dinlemiştik Yaklaşık 15 yıldır sürdürdüğü radyo programlarına ara veren Nurdal Durmuş’la ilginç bir söyleşi yaptık. Mikrofonu açınca ilk düşündüğünüz şey genelde ne olur? Her yer ve aklım ne kadar karanlık Rabbim. Peygamber ve annem beni sever, köşeyi dönünce karşıma çıkacaklar, elimden tutup ışığa götürecekler değil mi? …

13 Hayat 1 Ölüm!

97′ yılının Temmuz ayında 11 arkadaşımı Hakkâri Yüksekova’da bir çatışmada kaybetmiştim. O gün bugündür içinde çatışma, şehit, terör kelimeleri geçen haberleri izleyemiyorum. Geçen gün Diyarbakır’da benzer bir çatışma haberini son dakika geçen ajansları duymak istemedim ama o görüntüleri gösteren haber bültenini değiştirmeye de elim varmadı. Belki acılarıma alışmış mıyım bunu …

Orada Bir Şey Oldu! [4] Bosna’nın Dünü, Bugünü, Yarını

“İyileşecek yaralar olduğu sürece, geçmiş hep bugün olarak kalır.” Bugün 11 Temmuz. Her şeyin susup acının konuştuğu, kan revan içinde bırakılmış kirli bir gün. Srebrenica’da 8372 kişiyi katleden insanlığın utanç günü. Bugün, Bosna’da çocuk mezarlarının yanına kurulan çocuk parkları için ağlama günü. … Avrupa’nın orta yerinde yaklaşık 312.000 kişi katledildi. …

Bu Ayakları Hatırladınız mı? Orada Bir Şey oldu [III] Bosna Günlükleri!

Yıl 1995 Bosna; Burada bir kelebek, bir kırlangıç ve bir çocuğun ömrü aynı kısalıkta! Adı “Hiç” olan bütün çocukları öldürüp kalbime gömdüler! Aklımı kurcalayıp hafızamı sildiler! Her acıya alıştırırlar! Bir vicdanım vardı, unutturdular! …. Yıl 2011 / İstanbul Bu ayakları hatırladınız mı? En son yaylada çimenleri ezmişti. Çocuk mezarlarının yanındaki …

Orada Bir Şey Oldu! Bosna Günlükleri [2]

Sarayova’nın Avrupa’ya çoktan karışmış sokaklarından ayrılıp Bosna’ya ruhunu katan şehitleri ziyaret etmek ve 2. Dünya Savaşı’ndan sonra yapılan en büyük toplu katliamın izlerini sürmek için Srebrenica yollarındayız. İçimizde garip bir huzursuzluk, yüzümüzde hüznün gölgesi, aklımızda yaşanan acının hiç silinmeyen hatıraları… Yol boyunca baktığınız her yerde “Bu bölge Karadeniz Bölgesi’nin ikizi …

ı wish all the smiles were real…

ou don`know my love (or my darling). I cried for the children`s grave next to the children`s park too! sen bilmezsin sevgilim. Ben çocuk parkının yanındaki çocuk mezarları için de ağladım!

Benden Bize Hicret!

Çok özledim O’nu. Sanki kırkikindi yağmurları, rüzgâr, güneş, ay, yıldızlar ve mevsimler her gelişlerinde O’na olan özlemime ekleyeceğim yeni özlemler getiriyorlar. Özlemim o kadar birikti ki ucu ucuna eklesem sonsuzluğa uzanır. Özlemim o kadar birikti ki bilmesem ‘kavuşmak var sonunda’ dayanamam ateşlere atar kurumuş ırmağa döndürürüm yüreğimi. Duramam bu hasretle …

Kendime Mektuplar [II]

Sevgili ben, Bu günlerde, ünlem ve soru işaretlerinden müteşekkil yaşadığın bütün zaman dilimlerinde, belki de yaşamının bütün ırmaklarının kuruduğunu düşünüyorsun. Bir anda “En çok beklenen, en beklenmedik anda gelendir.” misali, karamsarlığının üstüne doğru hızlı ve coşkun akan bir ümit selinin gelip, hayatın dermanı çekilmiş kollarına su vermesi gibi ‘Şehrin içinde, …

+18 Haberlerin -18 Yaşanmışlıkları!

Öyle yorgunum ki… Üçbeş satır okumaya, denize koşmaya, Kızkulesi’ni seyretmeye, ceplerime çakıl doldurup deniz taşlamaya, uyuyup güzel rüyalar görmeye bile takatim yok. Yapmak istediğim hiçbir şey kalmamış, ruhlaşmış, taşlaşmışım gibi robot hissizliği! Hangi günün gölgesi üstüme vurdu bilmiyorum. Güneş bana niye küstü, gece beni niye seçti bilmiyorum. Bildiğim bir şey …