Bugün Cumartesi [üç]

Elimde eski bir oyuncak: Pinokyo. “Yalan söyleyince burnu uzar” diyen yalancılarınki gibi burnu uzamıyor. Üstelik tahtadan… Bir ceset gibi duruyor avuçlarımda. Bir oyuncağa yakışmayacak kadar renksiz ve soyut. Bir çocuğu ağlatacak kadar ürkünç ve ruhsuz. Hangi çocuk pinokyoyu sever bilmem? Zaten çocukluğumu yaşamak istediğimde çok büyümüştüm. Bu yüzden ben sevemedim. …

Her Şey Hiçbir Şeydir!

İşte son durak! Ömür dediğin ne ki? Fotoğraf çektirir gibi, su içer gibi, uyur gibi, düşünür gibi çabucak geçip bitiyor. Farkında değiliz ama kaçtığımız şehirle vardığımız şehir aynı! Hayat hep ölüme akarken biz yaklaştıkça uzaklaştığını düşünürüz. Ne güzel yanılırız! Kimse öyle düşünmesin sevgili okur! Şurada son durağa ne kaldı. Korkmayın! …

Bosna – 1995 Aliya ve Mladiç!

1995 yılının yaz aylarında Srebrenica’da Sırp askerlerine dönerek “Bu sizin hayat boyu karşılaşacağınız tek şanstır. İyi değerlendirin.” diyordu Ratko Mladic. Ratko Mladic’in şans dediği, Bosna’da 1995 yılının yaz ayında bütün dünyanın seyirci kaldığı II. Dünya Savaşı’ndan sonra meydana gelen en büyük toplu katliamdı. Gözü dönmüş Sırp askerleri binlerce kadına tecavüz …

Bayram Zaten İyiydi. Keşke Biz de İyi Olabilseydik!

Bayram sabahı… İlk işim evimizin pencerelerini açmak oluyor. İçimden bir ses “Pencereleri aç, hemen aç, hızlıca!” diyor. Sanki odalara, ruhsuzluğumuza, dünya yutmuşluğumuza nasip ve bahar dolacak. Sanki güneşe bir adım daha yaklaşacağız. Beton duvarlı evlerimizden bayramın coşkulu caddelerine çıkıyoruz. Her tarafta akıl almaz bir heyecan var. Daha dün incir çekirdeğini …

Düşündüm ‘Ne Düşünmem Gerektiğini!’

Düşündüm. Soranlara “Bir şeyim yok iyiyim.” desem de Nisan yağmurlarında ıslanmak, bir dağ başına çıkıp herkesin görebileceği büyüklükte ateş yakmak, ceplerime çakıl doldurup denizi taşlamak gibi deli düşünceler kuşatıyor içimi. Düşündüm. Aklım, profilim ve masamın üstü müthiş bir uyum içindeler: “Karmakarışık!” Düşündüm. Sen besteden düşmüş bir notaysan, kimse sana şarkı …

Mevsimlerin Bize Küsmüşlüğü mü Var

Mevsimlerin Bize Küsmüşlüğü mü Var Şimdilerde ben; Geceleri yıldızları seyrettiğim penceremden, her gördüğüm buluta yeni bir nisan ısmarlıyorum kurumuş kalbime yağmurlar yağsın diye. Her doğan güne yeni bir bahar ısmarlıyorum, günbegün solan hayatıma renk katsın diye. Her batan güneşe yeni bir sonbahar ısmarlıyorum, ölümü hep hatırlatsın diye. Her karamsarlığıma …

ahh!

  ertelenme süresini dolduran bir hayalin geri dönme ihtimali yoktur!

Soru/n Aslında Şu! Aynadaki Kim?

  Nasıl devam ediyordu Beatles’ın şarkısı? “Ansızın gördüm ki o eski halimin yarısı bile değilim.”   Annemden öğrendiğim ilk şey; kendimden büyüklere, öğretmenlere, yaşlılara her şartta ve her ortamda saygılı olmamdı. Her gördüğüm yaşlıyla selamlaşıp hal hatır sormak, hayat tecrübelerini dinlemek, öğretmenlerime hayatımın çıkmaz sokaklarında çıkar yol bulmamı sağlayan pek …

Bencillik İşte Kendime Mektup Yazdım

Bencillik İşte Kendime Mektup Yazdım Her şey eninde sonunda sessizdir 1. Sevgili ben, sokağın en başından başlayıp en sonuna kadar adımladığın her yerdeki her şeyi çöpe attın. Hayatı çöpe attın, anlamı çöpe attın, zamanı çöpe attın, günleri çöpe attın, yolu, yolculuğu ve yol arkadaşlarını çöpe attın. Tam da sıra …

Sesimiz “Hiç” Olsa Ne Olur?

O “yaşanmış” olanın hepimize sirayet eden bu duygu aktarımı var. Hiç Sesler’i baştan sona okuyunca, yani Türkiye’de kadın olmaktan, Bosna’ya ve Aliya’ya, Türk Sineması’ndan, siyasete, Rachel Corrie’den hareketle vicdan meselesine ve oruca ve hatta öğretmenlere kadar birçok konuya kendi zihinsel birikiminden bakarken gerek bireysel tarihinin yaşanmışlığı, gerek babasının ve gerekse …

Sana Söz Baharlar Gelecek

Mesela "Cumartesilere yüklenen anlamda" aynı şeyi yaşamak: "Kimse bana böyle ol, böyle yaşa, böyle git, böyle söyle, böyle davran, böyle yürü, böyle sev, böyle bak, böyle gülümse dememeli. En fazla "böyle" nediri bildiğimde öğrettikleri şeyler yönümü tayin edebilir nitelikle olmalı hepsi bu. Büyürken "böyledir"i öğretmeyenlerin büyüyünce "böyle" yapacaksın demesi ne tuhaf!"

Her Şeyden Önce İnsandım, Unuttum!

“Olmamız gereken yerde olan, ölmemiz gereken yerde ölen cesur kız Rachel’e” Bugün 16 Mart Dünya vicdan günü. Vicdan, dünyanın bütün adalet sistemlerini yanıltsak bile kendimizi mahkûm eden bir iç ses. Belki de en yalın ifadesiyle, yastığa başımızı koyduğumuzda olmadı, yanlış yaptın, yapmamalıydın diyen bir uyarıcı. Vicdan belli ki, vahyin insan …

Bulanmadan Durulmaz!

“Bulanmadan durulmaz” der annem. Her şeyin bulandığı kaotik bir seçim sürecine girmiş durumdayız. Safların sıklaşmak yerine ayrıştığı, aynı aileden olanların bile birbirlerine bulundukları yapının kodlarıyla muhalefet edip kalp kırdığı faşizan bir tarafgirlik psikolojisi sarmalına teslim olmuş haldeyiz. Ciddi bir akıl tutulması hepimizi gerçeğin izini sürmekten, doğruya ulaşmaktan alıkoyan bir düşünce …

Bir Zamanlar!

bir zamanlar sevgi yumağı adında çocuk programları yapardım. gerçi o zamanlar ben de çocuk sayılırdım ama yine de çocukların nurdal abisiydim. karne günleri hep başka bir heyecan, hep başka bir hayal, hep yeni bir başarı, hep başka bir hayal kırıklığı günüydü. karnesini ve belgelerini alıp radyoya abilerine koşan çocuklar da …

Sevmek Gülden Ağırdır

Zenginleşmenin ibresi ideoloji değiştirince sömürünün rotası da o ideolojinin yahut fikrin temel değerlerine doğru yol alır. Türkiye’de bu değer kimi zaman Atatürk, kimi zaman milliyetçilik, kimi zaman bayrak, kimi zaman şehitlik, kimi zaman Peygamber olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu öyle sinsi bir hastalıktır ki burjuva ve İslam, Kapitalizm ve mütedeyyin kesim, …