-mikrofonun elleri vardır; kalplere uzanır.
-otuzuncu harf 29 harfle anlatılamayanları anlattığımız dergidir. çünkü söz değerlidir, kıymetini bilmeli.
-otuzuncu harf dergisiyle edebiyat alanında ciddi açılımlar yapıyoruz.
-sanayi kapitalizminin insanı dünyevileştirmesinin önününe gözyaşı, ramazan, inanç, gelenek ve bayramlar geçer.
-modernizm mutsuz ruhlar üretir!
-modern insan için yeni sadece kısa süreliğine geçerlidir. modern demek hemen alışıp hızlıca tükettiğimiz kısa süreli yeniliktir.
-modern hayatın tükettiği hayatımızı edebiyatla, sözle onarmak gibi bir derdimiz var.
-radyoculuğa, bilgisayarı olmayan bir radyoda bilgisayar operatörü olarak işe başlayarak adım attım.
-97′de ilk programımın adı istedinizde çalmadık mı? isimli istek programıydı. Fakat kimsenin isteği çalınmıyordu.
Eki 29

Ekim 29th, 2009 at 17:42
‘altı çizili satırlar’ım ”-mikrofonun elleri vardır; kalplere uzanır” la başlamıtı bende de o gün ..
ve devamında ‘sair’ defterime düşenler:
‘çocukluğuyla bayramlaşmak’
‘sokağın dilini unutmak’
’29 harfle anlatılamayanlar, 30.harfle anlatılır’
‘bizim şöyle bi derdimiz var…’
‘modern insan; mutsuz insan…’
bu ifadeleri çok sevmiştim..
ilk kez Umut Mürare’nin konuk olduğu sair zamanlar programında duyduğum o ‘istediniz de çalmadık mı?’ hikayesi ise süper orijinal bi şey:)anlatırkenki kullanılan üslup da harikaydı..
ya daha başkaca cümlelerin altını çizmişim ama ne yazdığımı okuyamıyorum yahu….