Yaşlanmak mı, Yaş almak mı?

Artık 4(X) yaşındayım. Hala hayata Şavşat’ın bir köyünde bıraktığım çocukluğumun hayal penceresinden bakıp gökyüzüne merdiven dayayarak yıldız falan topluyorum. Dünya telaşı dualarımı unutturmasın diye “bayram sabahı hediye alan bir çocuğun sevincini ve masumiyetini” korumaya çalışıyorum. “Allah’ım; Umutlarımı büyüten kalbimin tek sahibi! Aklımızı koru, Izdıraplarımızı hafiflet, düşüncelerimizi anlamlı kıl. Derinliğini tahmin …

Kış Masalı

Kış Masalı Kış masalımız, bir odanın buğulu camından dışarıya bakarken bana eşlik eden müzikler, şiirler ve kahve eşliğinde yazılmıştır.  Masal, Kahve, Kar, Şiir ve Şarkı Seven İyi İnsanlara…..   I ‘Poljuscka Poşye’ isimli bir Çingene şarkısı çalıyor.   Şairler, “Kış, şiirsel bir mevsimdir.” diyorlar. Peki, aklım bomboşken bu şiirsel mevsimin ilham …

Nurdal Durmuş, Uyanınca Görülen Rüyalar Üzerine

    Bekliyoruz! Mütemadiyen beklemekle geçiyor hayat. Birisini, ölümü, kıyameti, iyi olmayı ya da herhangi bir şeyi. … ama gelmiyor/sun ve geçmiyor!   Kırgınız! Bekle, gitme, yapma, etme, sabret, durma, sonra, sırası değil, başka zaman, üzülme, ağlama, bekleme, boş ver, bakarız, belki, diyenler yüzündendir kahrımız. Kirli hesaplar, kirli hayatlar, doymak …

Hiç Kimselere Cevaplar!

Aragon “Benim şiirim, silahları ellerinden alınmış insanlar için bir silahtır.” diyor. Sana göre şiirin böyle bir işlevi var mıdır? —Bence de; iyi bir şiir, lanet bir silah gibidir. İşgal de eder, vatan da kurtarır! Farklı olmak için bir çabanız mı var, bana mı öyle geliyor? —Farklı olmak için değil de …

Nurdal Durmuş, Şairin Son Sığınağı “İntihar!”

Şairin Son Sığınağı “İntihar!” beni intihar ettiler antonin artaud “İntihar, korkunç bir ölüm şeklidir. Ona yol açan ruhsal ıstıraplar genelde uzun, şiddetli ve hafifletilemez olanlardır. Bu keskin acıyı yatıştıracak bir morfin yoktur. İntiharda, ölüm çoğu kez şiddet dolu ve tüyler ürperticidir. İntihar etme eğiliminde olanların acısı kişisel ve tarif edilemezdir; …

Başkalarının Hınçları

Aklınız durgundur. Oturup “hayat güzeldir” diye yazmak gelir içinizden. Gerçekleşmesini diledikleriniz için “Allah büyüktür.” Belki “geçecek, her şey geçecek” diye yazmak, Şiir yazmak, Bir arkadaşınıza mektup yazmak belki de… … Belki radyo dinlemek geliyordur içinizden, Belki sevdiğiniz bir şarkıya eşlik etmek, Islık çalmak belki… Ya da şiir okumak, deniz taşlamak, …

Nurdal Durmuş, Babaların En Güzel Hikayesi Kızlarıdır.

Bengisu’ya Bugüne kadar sana anlatamadığım çok hikâyem birikti. Gezdiğim ülkeler, tanıdığım insanlar, içimdeki dünya ve geceleri başucunda okuduklarımdan daha güzel bir hikâyem hep vardı. Belki bilmiyorsun ama benim en güzel hikâyem sensin. En güzel hikâyelerin kalbi yoran, endişelendiren, saklanıp bir köşede tutulan büyük bir gizemi vardır. Güzel hikâyelerin kahramanlarının, gerçek …

Nurdal Durmuş, Tüketim ve Hedonizm İlişkisi Üzerine.

Bütün hayatını kendinden daha fazlasına sahip olanları kıskanmak ve kendinden az varlığı olanlardan da kendisi gibi olacakları korkusuyla geçiren birey ve kurumsal tanımlamalar, hazcılığa yeni bir radikal bakış açısı getirmiş; kısaca hazcılığı putlaştırmıştır. Voltaire’nin “Gerçek ihtiyaçlar olmadan gerçek hazlar olmaz.” cümlesinden hareketle, ihtiyacımız olmadan kazandığımız şeyleri sadece tüketebileceğimizi oysa asıl olanın tükenmeyen hazlar, …

Nurdal Durmuş, Hiç Sesler

III nuh son anda bileğimi kavrıyor. —çok dünya yutmuşsun! ama oldu işte. kurtuldun! artık sus! sus ki, altlarından ırmaklar akan evler gerçek olsun. kilim silkelesin şehir çocukları tahta balkondan. genç ağaçlar yapraklarını döksün. gizleyelim mahrem yerlerini ruhumuzun. sus ki, ipil ipil yağsın yağmur! sen yine hayat de adına, ben dallarından ölü serçeler sarkıtan söğüt. Nurdal …

Okumak, yazmak ve yaşamak üzerine

Arthur Schopenhauer’in zihinsel körlük yahut kötülüğün temelinde yatan şey, ruh boşluğu, (bönlüğü) olarak tanımladığı hedonizm günümüzde düşünceden, ideoloji, felsefe, sanat ve siyasi estetikten yoksun bir ortamda insan hayatını tüketim kuşatması altına alan en temel hastalıklardan biridir. Hazcılığın yaygınlaşması ve topyekûn hayatı kuşatmasının en temel sebeplerinden biri de hiç şüphesiz modernleşmeyle …